12 Temmuz 2022 Salı

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 24 (ŞİİR)

 Konuları, gerçekleri, doğruları alakasız anlama eğilimden olan bir toplumuz

Dünya toplumunun durumunun ''Hiç anlamama'' yönünde olduğu düşünülürse

Bu durum dünya toplumuna gire büyük bir ilerlemedir kuşkusuz,

Örneğin bir zamanlar Misafir odası denilen bir illet, hastalık vardı

Zengininde, fakirinde

Misafir odası denilen şey olmazsa olmazlardandı bir evde

Oysa her gün gelmeyecek konuklar için özel bir oda yapmanın

Ve döşemenin ne anlamı var

Oysa kitaba, bilime, okumaya, öğrenmeye böyle dokunaklı bir ilgi

Henüz gelişebilmiş değil toplumumuzda,

Bir de düğün denilen bir tuhaf illet var

Oldum olası sevmem düğünleri

Çünkü nefs yerleridir

Ve oynamayı bilmediğim ve sevmediğim için

Düğünde de oynanıldığı için evlenmedim,

Düğüne karşıyım

Çünkü herşeyden önce çok ayıp bence

Çünkü düğün ''Bu akşam çiftleşeceğiz, herkesin bilgisi olsun'' demektir

Bu yüzden de bana göre değil

Ben asla böyle birşeyi yapamam

Sonra israftır düğün

Düğüne vereceğin parayla git kitaplık al, kitaplar al

Evinin eksiklerini gider

Zaten düğün bu açıdan ''Milletten para toplamak''tır

Yani bir tür dilencilik

Yahu paran yoksa niye evleniyorsun

Elalem mi geçindirecek sizi

Gelsin paralar, altınlar olayı 

Yani gerçekte verilen değer millete gibi

Ancak gerçekte paraya ve takıya

Çünkü düğünden sonra

''Az veren''lere çok verip veriştiriyorlar

Yani düğün mali açıdan ''Hane''ye değil ''tane''ye durumu

Ya bana ne evleneceksen, çiftleşeceksen

Bir de sana para, altın mı takayım

Gerçekte evlenenler para, takı dağıtmalı mutluluklarından bence,

İşin bir de sırf mantık yönü var

Şöyle ki

İnsanlar milyonlu ev ya da araba alsalar da düğün yapıyorlar mı

Hayır

Yalnızca gidip tapu, ruhsat alıyorlar yani nikah yapıyorlar düğün yapmıyorlar

Peki karı alınca neden düğün yapılıyor

Bu durumda iki olasılık var

Ya karıya yani evliliğe ev, araba kadar değer verilmiyor

Ya da karıya yani evliliğe evden, arabadan çok değer veriliyor

Ancak boşanmalarda kapmak için hemen eve, arabaya koşulduğuna göre

Demek ki eve, arabaya yani mala

Karıdan yani evlilikten daha çok değer veriliyor,

Yani artık düğün yapmak, masrafa girmek istemeyenlerin

Ve düğün yapmayıp neden yapmadıklarını açıklamak isteyenlerin üç gerekçesi var:

1- Düğün ayıp

2- Düğün israf

3- Düğün mala evlilikten daha çok değer vermek

Yani ''Karına neden düğün yapmadın?'' derlerse

''Karıma neden düğün yapmadım?'' diye bunlar açıklanabilir,

Gerçek ki durum bence böyle

Çünkü boşanmaklar evlilikten daha kazançlı bir duruma

Ticaret gibi kazançlı bir duruma geldiler artık

Yani işi gücü, malı parası, malı mülkü olan erkekler

Acaba karılarının kendileriyle aşktan mı yoksa 

Maddiyattan mı evlendiklerini hep düşünmek zorunda kalacaklar

Oysa işsiz, güçsüz, parasız, malsız, mülksüz bir erkek bunu asla düşünmeyecek

Ki ne mutlu ona

O bilecek ki gelen taneye değil haneye geldi,

Zor işe yahu bu evlilik

Bir yanında düğün bir yanında kuşku bir yanında boşanmak

Sonra bir de çekip gidiversin,

Evlilik konusunda bir de şunu anlamak zor:

Hukuk cinsel ilişkiyi evliliğin temellerinden sayıyorken

Eşcinsel bayanların evlenmelerine neden, nasıl izin veriyor

Yani bu durumda normal evlilikte cinsel ilişkiyi şart koşmamak gerekir,

Yani evlilik her açıdan tuhaf birşey

Sanıyorum Türkiye vatandaşı olmak evlenmekten

Ya da küçük bir Tekel büfesi açmaktan

Vatandaşlıktan çıkmak ya da küçük bir Tekel büfesini kapatmak da 

Boşanmaktan daha zordur

Zannımca zan oldu durum,

Şimdi bir de müftüler de, imamlar da yapacaklarmış nikahı

Onlarınki büyük olasılıkla ''Yapmak'' değil ''kıymak'' olur artık

Din bilimdir, bilim yoksa din de olmaz derken din

Bilim, alim, alime yerine müftüye, imama gitmek niye

Şu salatalığı çok seven genç imama ne oldu acaba

Umarım salatalığın bir gıda maddesi olduğunu öğrenmiştir

Bir de Suudi Arabistan'da

''Aç kaldığınızda karınızı yiyebilirsiniz'' diyen

''Dünya dönmüyor'' diyen müftüler, imamlar vardı

Bizde de ''Babanın öz kızına şehvetle bakması haram değildir'' diye fetva veren

Üstelik bir Diyanet başkanı vardı

İleri diye geriye mi gidiyor acaba Türkiye

Yoksa her işte bir hayır mı var gerçekten,

Yahu, Atatürk''ün sigarası, içkisi vardı ancak

Hiçdeğilse bilimselliği ve medeniliği vardı,

Herzaman derim: Dinden anlayan dinsiz

Dinden anlamayan dinliden üstündür

Aranızda dinden yani dini tanımlayan Din hadisileri''nden anlayan var mı

Yoksa din diye bildiğiniz

Yalnızca Karl Marx'ın ''Din afyondur'' sözü ve

Günde beş vakit namaz kılmak, kandillerde ve mezarlarda dua etmek

Yılda bir ay oruç tutmak, yılda bir kez kurban kesmek 

Ölüye lokma, helva dağıtmak

Yılda bir kez Aşure yapmak

Nazar boncuğu, muska takmak mı

Ah ben din diye

Dini tanımlayan Din hadisileri''ni bilirim de

O yüzden sokaklarda bir de davul zurna bangır bangır 

Gerdek düğünü yapmayacak kadar çok fazla utanmam vardır

Yani ''İlle de düğün, ille de düğün'' diyen kızlar oldukça 

Utanması derin olan ya da derin mantıklı erkekler hep bekar kalır

Ancak bence birgün büyük olasılıkla insanlık

Misafir odası denilen illetten artık kurtulduğu gibi

Düğün denilen illeti de terk edecektir.


Necdet Gürçiftçi

İnternette yayınlandığı zaman: 11.9.17/11.44

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.