12 Temmuz 2022 Salı

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 19 (ŞİİR)

 Bilgelik insanlara şöyle seslendi onlardan çok uzaklarda

Benim derdim ben kaynamış patates yerken sizin et yemeniz

Ben kulübede yaşarken sizin saraylarda yaşamanız

Ben meteliğe kurşun atarken sizin para içinde yüzmeniz

Ben yaya giderken sizin güzel, pahalı arabalara binmeniz

Benim yalnızlığım, sizin kalabalıklığınız

Ben kimsesiz iken sizin çoluk çocuğunuzun olması

Benim mutsuzluğum, sizin mutlu olmanız değil

Benim derdim hem yanlış hem kötü yolda olmanız

Aldanış içinde olmanız,

Şöyle ki

Aynı yerde

Biri zenginlerin ve gençlerin gittiği ve pahalı bir lokanta

Biri de yaşlı, fakir ve üstübaşı perişan kimselerin gittiği ve ucuz iki lokanta vardı

Yaşlı, fakir ve üstübaşı perişan kimselerin gittiği lokantacı

Zenginlerin ve gençlerin gittiği lokantaya bakar bakar

Ve içinden

'Şu halime bak

Zenginlere ve gençlere hizmet varken

Bu yaşlı, fakir, üstübaşı perişan

Ne oldukları bile belirsiz

Beş para etmez kimselere hizmet vermek zorundayım'

Diye söylenir üzülür dururdu

Bir gece tuhaf bir rüya gördü

Her zamanki gibi lokantasındaydı

Ve yine o yaşlı, fakir, üstübaşı perişan kimselere istemeye istemeye hizmet veriyordu

Saçı sakalı birbirine karışmış ak saçlı, ak sakallı biri geldi

Şimdi dedi lokantana gelen bu insanların senin hakkında ne düşündüklerini

Düşüncelerini gösteren düşünce balonları ile sana göstereceğim

Lokantadaki her yaşlı, fakir, üstübaşı perişan kimsenin başlarında

Düşünce balonları belirdi birden

Ve lokantacı onları okumaya başladı

Birinde şu yazıyordu: 'Ben ki fizik alimiyim, sırf fakir olduğum için

Karınımı(Karnımı) doyurabilmek için

Bu beş para etmez lokantacıya katlanmak zorundayım, bağışla beni ilim'

Bir başkasının düşünce balonunda şu yazıyordu:

'Ben ki kimya alimiyim, sırf fakir olduğum için bu beş para etmez

Lokantacının yerinde karın doyurmak zorundayım, bağışla beni ilim'

Bir başka balonda şu yazıyordu:

'Ben ki matematik alimiyim, sırf fakir olduğum için

Bu beş para etmez lokantacıya karınımı doyurabilmek için katlanmak zorundayım

Bağışla beni ilim'

Böyle böyle, her düşünce balonunda bir dalda alimlik yazıyordu

Ve tümünün de kederleyici ana nokta

'Şu beş para etmez lokantacı' ve 'Bağışla beni ilim' idi

Lokantacı sabah uyanır uyanmaz lokantasına koştu

Ve her masaya şu yazılı güzel kağıtlar koydu:

'Hoşgeldiniz sayın alimlerim'

Ve bir daha hiç öteki lokantacıya özenmedi

O artık paranın içinde var olan bir güzellik değil

Parasızlığın içinde bir güzellik idi

Ve şöyle dedi

'Ey para sen ne de kolay şeylerin güzelliğisin'

Ve lokantaya gelen yaşlı, fakir, üstleribaşları perişan kişiler

Lokantacıya şöyle dediler:

'Biz hiçkimseye alim olduğumuzu söylememişken

Ve alimmişiz gibi davranmamışken

Alim olduğumuzu nereden bildin?'

Ve bilgelik paraya şöyle seslendi:

'Sen kuşkusuz ki yalnızca kolay, değersiz ve yalan şeyleri

Değerli gösteren bir ayna gibisin.',

Dünyada iki yol vardır:

İlimin yolu ve paranın yolu

İlimin yolunda alimlere rastlanırken

Paranın yolunda her türlü cahile ve zalime rastlanır

Ve bilgelik insanlığa şöyle dedi:

'Ey paranın yoluna esir olmuş insanlar

Ben sizi neden kıskanayım

Ben size neden özeneyim

Esirlik altın zincirlerle

Cehalet altın bardaklarda diye üstünlük

Aldanış servet veriyor diye diye doğru mu olur

Baksanıza içi kor dolu dünyanın üstünde

İçi bağırsak bok dolu hallerinize

Baksanıza mezarlardaki hallerinize

Mezarlarınızdan çıkarıp sizi kim evine götürmek ister

Kuşkusuz ki bokun dolu olmadığı tek yer ruhtur

Ve o da ancak ilimle yükselir

Saray kapısında diye çürük kapıya özenilmez

Zengin ayağında diye altın ayakkabıya özenilmez

Felsefeyi, bilimi ve dini masal mı sandınız

Ruhu değil de kendinize

Neden bedeni taht

İlimi değil de

Neden kendinize cehaleti hükümdar

Nefssizliği değil de

Neden kendinize nefsi onur yaptınız

Neden kebabı şiirden üstün tutarsınız

Neden mideyi beyinden üstün tutarsınız

Neden maddeyi kendinizden üstün tutarsınız

Ve sonra da nasıl kendinize insan dersiniz

Hayvanlar insanlardan üstün değilki

Mide dolmadan

Nefs doymadan insan olmak

İnsan olmak değilki

İnsan olmak hayvanlarla yarışmak değilki

Siz hiç mezarlarda hayal gördünüz mü?'.


Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 2.9.17/14.58

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.