12 Temmuz 2022 Salı

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 12 (ŞİİR)

 Bilgelikten söz edeyim biraz da azıcık

İlgi duyanlar olmuş, ne de olsa dünyada ilk iş

Düşünür başka bilge başkadır, söyleyeyim öncelik

Adını Bilge Kağan koymakla da

Dede Korkut olmakla bilge olunmuyor

Olunur ancak düşünür

Bir yılda düşünür olunur da

Bilgelik öyle zordur ki

Kırk yılda ancak olunur bilge

Öyle ki bin yıl yaşanılsaydı da olunamazdı

Yirminci yüzyıldan önce bilge

O yüzden çok üzülenler, öfkelenenler, kıskananlar olacaktır

Neden bu, biz varlıklılar ve soylular varken

Bir Türk'ten ve yoksuldan diye

Aptallığın hep yinelenmeye tutsak

Kutsal ve dokunulamaz tarihi

Dokunulmaz soyluluğunu korur hep,

Ben mi yarattım bilgeliği, hayır

Gerçek 'Ol.' dedi

Olması gerekiyordu ve oldu

Geleceğin boş inanç yazgısı değil

Öncel yazgısı diyelim

Çölünde doğanının,

Bilgelik öyle zordur ki

Önce boğar insanı okyanusunda

Sonra yaratır ve diriltir yeniden

Ve gezdirir sonsuzluğunu

Varlık, mutluluk ve bilgisizlik içinde

İzleyerek, gülerek, eğlenerek, sırıtarak bilge olunmaz

Ne de dünyayı futbol izleme koltuklarından izler gibi

Ve uzaktan, yaşarak(yaşayarak)

Öyle ki insan bilge olduktan sonra dünyaya ayda da yaşasa

Yapayalnız, kimsesiz

Dünyanın damarları, bilgenin bedeninden dolaşır

Görmese de, işitmese de, dokunmasa da, bilmese de

Varlık içinde öylesine yokluk

Acısızlık içinde bile öylesine acı yaşar sürekli

Yüzünde gülümseme görseniz de

Öyle ki bilge acı içinde ölüyor olsa da

Yüzündeki gülümsemeden dolayı insanlar onu

Yalancıktan yapıyor sanır

Öylesine merhametle ve sevgiyle bakar dünyaya

Acılar içinde de olsa

Bilge olmak, on milyar yıllık bir

Penceresiz, ışıksız zindandan çıkıp

Çevreye güneşle değil

Bilimden, felsefeden, mantıktan, dinden, ahlaktan

İçtenlikten, iyilikten, ruhtan bir güneşle bakmaktır

Bedensel dünyanın içindeki ruhsal dünyayı bulmaktır,

Bilge ne melektir ne derviş ne düşünür ne yazar

Ne şair ne bilimci ne felsefeci

Kırala değil deliye ve dilenciye benzer

Aptal ve ahmak ruhlarla ve gözlerle bakılırsa

Ama bu yalan dünyaya, yoz topluma başkaldırıp

Ruhu bedenden koparıp

Yaşayabilmek için büyük bir onur, bilimsellik, insan sevgisi

İçtenlik ve delilik de gerekir

Ondan demişler, deli olunmadan veli olunmaz diye,

Bilge sövmez, dövmez diye bir şey yok

Haksızlık karşısında zorunlu kaldığında

Başka seçenek kalmadığında

Doğa gibidir o

Sever de döver de

Bilge birşey yapmışsa başka seçenek kalmamış demektir

Çok zorunlu kaldığında alıp da çalıverir yere

Susacak değil ya her insanca değer yağma edilirken

Bir elinde kalem bir elinde kılıç vardır onu

Kalemini kana bulamak istemez

Bilge dua eder, savaşmaz diye birşey yok

Dua ile yürütmez bilge işlerini

Bilimle, felsefeyle, onurla ve bilekle yürütür gerektiğinde

Bilgenin sevgisi içtenliği ve bağlılığı gibi öfkesi de büyüktür

Pire için yorgan yapmak çok sık yaptığı iştir

Ama pireyi deve yapmaz hiç

Deveyi pire yapmakla uğraşır

Bilge insanlara ve inançlara saygı gösterir diye de birşey yok

Ama lokmasını almak için ensesine bile vurmaya gerek yok

Sen ensesine vurup lokmayı alayım diye düşünürken

O koyar lokmasını senin önüne,

Yılana bile tatlı dille, içtenlikle ve sevgiyle seslenir önce

Bunlar çözüm olmazsa ne yapsın bilge

Sonsuzluğa uzatır kolunu,

Bilge güzel değil bilimsel şeyler söyler

Güzel sözler söylemek için ilgilenmez

Çünkü görünüme değil öze bakar

Dünyada değil ruhta yaşar

Ne şarkıcıdır ne türkücü ne şair

Ama öykü de yazar şiir de

Şarkı da söyler türkü de, kendince

Yüzü asılı değildir yani bir giysi gibi

Giysi askılığında

Ağır ol molla desinler sözünü

Bilgece değil çocukça bulur,

İşi tatlı yedirmek değil bilimsellik öğretmektir

O yüzden elinde baklava tepsisiyle değil oklavayla gezer

Ama aşağılanmaları baklava yapıp yedirir sahibine

Zehir yapı değil de, şurubu az olabilir, o başka doğal ki!

Gönül eğlendirmek değil işi; dünyayı ve

İnsanlığı düzeltmektir

Çok sever kurtarmayı

Karıncadan insana kadar

Ellerinin çok izi vardır

Döğüşenleri ayırmak için

Ayırdıklarının yakalarında

Tokat izi olsa da çok aşırı ayıp eden yüzlerde, yumruk izi olmaz hiç

Adalet ve insanlık adına kılıçla kafa uçurmaklardan iyidir,

Bilge ne bir ağaca sarılmış asalak sarmaşığa benzer

Ne de ayaklar altındaki kum gibi pısırıktır

Tüm yaşamını ülkesine ve insanlığa adamıştır

İstediği günde iki tabak yemek, yarım ekmektir

Ama gerekirse biri bin yapacak özellikleri de vardır

Ülkesi, insanlı ve erekleri için bini bir yapacak erdemleri de

Dedim ya bilgelik işlerinde deveyi pire de yapar

Dünya işlerinde pireyi devede

Bilgelerin yoksullukları aptallıklarından değil

Ülke, insan, insanlık, bilim, felsefe, içtenlik, iyilik sevgilerindendir,

Bilge hayvanlıklar yapılmazsa yeryüzü dalında bir çiçektir

Aşırı hayvanlıklar yapılırsa da yanardağ gibi patlayan öfkedir

Korunması gereken değerleri, erdemleri

Sonuna kadar korumak gerekir

Ama yakmaz, kül etmez düştüğü yeri

Yanardağların aksine bahar getirir,

Yalnızca fıçıda yaşamaz bilge

Yaşamın ve evrenin tüm genişliğinde de yaşar

Kalemle, kağıtla, kitapla değil yalnızca

Gerekirse savaşır yumruk yumruğa

Bir vuruşta bir dolu tuğlayı kırabilecek güçte olsa da

Ama yumruk değil tokat atar yine de en çok

İçi elvermez çoğuna

Ona da çok üzülür

Tavuk bile kesemez bilge

Tokat yemek için çok aşırı zorlamayın olur mu!

Tokat bile atamazmış, pöh

Benim tokat attıracak tırilyonlarım, adamlarım yok ki!

Kendi işlerini kendileri görür bilgeler

Buyruklarında yoktur şirketler, el pençeler, çiftlikler

Ve cinler, periler, melekler!

Ah, mapustan çıkmış bir katil gence tokat atmıştım en son

Ailesinden dört kişiyi doğrayan, yaşı küçükken

Çok didinmişti bir tokat olsun yemeğe o gün

Oysa her gün her gün çok uyarmıştım, üç gün

Bir tokadımda bayılmıştı

Ayıldıktan sonra bana şöyle demişti, saygıyla ve sevgiyle:

Bu tokadı bana başka biri atsaydı, gözümü kırpmadan öldürürdüm onu

Ama sen iyi birisin

Keşke bu tokadı bana

Ailemi öldürmeden önce atsaydın da

Onları öldürmeseydim,

Yaşanmış bir olaydır, palavra değil

Bir tokat bile atamazmış, pöh

Çiftliğinden çıkmıyorsun ki yaşama

Karışmıyorsun ki sokaklara, topluma

Bir tokat bazan bir aile kurtarıyor

Atmadığın bir tokat, bir aileyi yok edebilir görüyorsun

Tokat deyip geçme

Bilgenin vurduğu yerde gül değil

Orkide biter!

Ne yapıyorsun bir kamera görünce ağlamaktan başka?

Ne yapıyorsun gökteki, olmayan bir ilaha dua etmekten başka?

Ne yapıyorsun paralarınla iş yapmaktan başka?

Ne yapıyorsun ortalığı karıştırmaktan başka?

Arıya bal vermiş de neymiş

Köpeğe terliğiyle su vermiş de neymiş

Sen hiç bir insanı, dayak yediği dört kişinin elinden kurtardın mı

Herkes korkuyla seyrederken?

Sen hiç sırt çantanda yıllarca ilk yardım gereçleri taşıdın mı yaz, kış

Yollardaki sızmış sarhoşlardan, bayılmış saralılara

Köpek ısırmışından, veremlisine kadar?

Sen hiç üniversite bitirmiş olmana karşın

Pazarda maydanoz sattın mı, ilk okul bitirmiş insanın evine gidip

Üç kuruş için musluk onardın mı?

Yıllarca; herkesin, burada hayvan bile yaşamaz dediği yerlerde

Kapısız, penceresiz yerlerde

Kepeği bizim köyde ancak hayvanlar yer yem olarak

Denildiği bir ülkede, yıllarca, her gün kepeği

Üstelik salçasız, tuzsuz yapıp kuru ekmekle yedin mi?

Sen yıllarca tek meyve olarak limon yedin mi?

Sen hiç, sahura bile kalkmadan, bir ay boyunca

Üç akşamdan akşama yemek yiyerek oruç tuttun mu?

Biz rahat koltuklarda büyümedik efendi

Biz dikenli yollarda, gözyaşlarında, acılarda büyüdük

Biz, çocukluğunda bile bir serçeyi yanlışlıkla öldürdü diye

Üç gün ağlayanlardanız

Biz çocukluğunda, babası bir adamı itekledi diye

Üç gün babasıyla yemek yemeyenlerdeniz,

Ne diyorsun sen efendi, ne diyorsun sen?

Bilgelik böylesine zorlu

Böylesine bilimsellik, böylesine içtenlik, böylesine dostluk

Böylesine insanlık, böylesine yiğitlik gerektirir,

Üstelik dinsizim efendi ben dinsizim

Yani hiçbir dinden değilim

Sanıyorsun ki güzel, doğru, insanca şeyleri

Yalnızca Müslümanlar ve Arablar yapar,

Yeter bu kadar

Bilgenin daha önemli işleri var

Hem her yerdedir bilge, hem hiçbir yerde

Hem yaşamın içindedir hem sırtı yaşama dönük

Umarım biraz birşeyler anlatabilmiştir

Bu çılgın Türk...


Necdet Gürçiftçi

2010-Ekim tarihinde internette yayınlandı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.