Heryer sıporcu(sporcu), manken, müzikçi, eğlenceci dolmakta
Oysa ülkenin de, insanlığın da düşünürlere, alimlere, alimelere, bilgelere
Bilimcilere, mucitlere
Bilimsel, ahlaklı, ve nefssiz insanlara gereksinimi var
Durum ki toplumlar mantıksızlaştıkça siyaset daha çok oy
Özel sektör daha çok para kazanmakta
Oysa Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi
Çünkü ahlak beyinin nitel özgürlüğüdür, bilim de nicel özgürlüğü,
Gurbet kahırını, derdini, acısını guruldayan bir mide ile çeker bazıları
Bazıları da kendi konutu yerine kiralık konutda(konutta) yaşayıp, her acısını bile
İnsan hayata(yaşama), dünyaya ancak içi bağırsak, bok, iğrençlik, tiksinçlik, insanlıkdışılık
Bedeni ile sarılabilir
Beden ise insanı içi bağırsak-bok-iğrençlik-tiksinçlik-midebulandırıcılık-insanlıkdışılık dolu
Kendine, dünyaya, düzene(sisteme), sanılara, takıntılara, saplantılara, ve hayata köle der
Beden bedeni de, ruhu da, insanı da, hayatı da, dünyayı da bir sülük gibi emer
İnsanı gerçeklerden ve doğrulardan uzaklaştırır çünkü gerçekler ve doğrular
Bedenin umurunda bile değildir, o yalnızca zevk, haz, eğlence, mutluluk, sanı, nefs ister
İnsanlar, toplumlar, ve insanlık yatakta olabildiğince az
Ayakta ise olabildiğince çok uyutulmaya çalışılıyor
Çünkü akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyalardan olan
Siyasetin ve özel sektör denilen kapitalistliğin, sömürgenliğine işine bu geliyor
Uykuda değilseniz
İçi lav, kor, ateş, insanlıkdışı dünyanın
Ve içi bağırsak, bok, iğrençlik, tiksinçlik, insanlıkdışı bedenin kölesi durumundasınız demektir
Uyku yalnızca bedeni ve beyini dinlendirdiği için değil insanı bu insanlıkdışı durumdan
Kurtardığı için de gerekli, saygın, onurlu, değerli, önemli, medenilik, ve insancıldır
Uyuyun, olabildiğince çok uyuyun
Hem bu insanlıkdışı dünyadan, hem insanlıkdışı bedenden olabildiğince çok
Uzaklaşmış, kurtulmuş, arınmış, ötelenmiş olursunuz
Ve bir de beyininizi(beyninizi)
Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük
Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin din tanımı ile donatın, döşeyin, eğitin
Bilin ki dünya birgün insansız, devletçi, bilimsel, ahlakçı, insancı, parasız
Yani insani ekonomi türüne geçecek,
Bilim 'Ben zekanın, akılın(aklın), mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, özgürlüğün
Demokrasinin, laikliğin, dinin, evrenin nicel temeliyim'
Ahlak 'Ben zekanın, akılın(aklın), mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, özgürlüğün
Demokrasinin, laikliğin, dinin, evrenin nicel temeliyim'
Dini tanımlayan Din hadisileri ile din 'Ben mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik
Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivayım'
Demokrasi, laiklik, özgürlük, medenilik, akıl-ruh sağlığı 'Ben ahlaka ve bilime uygunluğum'
Diye
Basbas bağırıyor
Ancak
Kiminin gözleri, kiminin kulakları, kiminin beyini(beyni) duvar,
Eskiler 'Ye tatlıyı, içme suyu, yanarsa yansın
Ye yağlıyı, iç suyu, donarsa donsun' demişler
Açık ki tatlının yani şekerin de, yağın da bağırsakta olabildiğince yavaş, geç, azar azar
Ya da olabildiğince az karışmasını sağlamak
Yani şekerin ve yağın beden ve sağlık için zararlı olduğunun bilinmesinden dolayı olmalı
Bilgi diriler içindir, ölüler için değil
Köy enstitüsü'lerini(enstitüleri'ni) savunan kaç kişi radyosunu, televizyonunu, bilgisayarını
Çamaşır makinasını tamir edebiliyor ya da etmek istiyor
Ya da teknolojiye ilgi duyuyor acaba,
'Dostoyevski oku, Tolstoy oku, Nietzsche oku
Bunları okumazsan aydın olmazsın, kültürlü sayılmazsın
Kitap okumak, aydın olmak, kültürlü olmak dahil herşeyin tanımını Batı yapmış
Türklere de 'Türkler hiçbirşeyin tanımını yapamaz' biçiminde
Yabancı hayranlığı öğretilmiş
Bu nedenle ki Türkiye doğruları ya Batıdan ya Doğudan bekler duruma gelmiş
Atatürk ise 'Ne mutlu Türküm' ve 'Bir Türk dünyaya bedeldir' gibi sözlerle
Türkiye Türklerindeki Yabancı hayranlığı'nı, Yabancı bağımlılığı'nı, Yabancı ölçütü'nü
Önlemeye, yok etmeye çalışmış
Ancak Türkçeleri varken 'Hijyen, etik, misyon, vizyon, aktivite' gibi sözcüklere bakılırsa
Bu amaç çok iyi olarak başarılı olamamış görünmekte ki bunun da birinci nedeni
İşi toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek olan siyasettir
Çünkü ne yazık ki ülkeler siyaset nasıl isterse öyle olmaktadır
Bu nedenle ki Usa'da(Abd'de) zina, fuhuş, porno, eşcinsel evlilik, pedofili, zoofili
Ortalıkta sütyen-külot dolaşmak, evliler arası eş değiştirmek, çıplaklık, uyuşturucu, astroloji,
Medyumluk, falcılık gibi ahlakdışı ve bilimdışı ne varsa serbest durumda,
Fizik biliminin doğru tanımı da yapılmıştır, ve Batıca yapılmıştır
Kimya biliminin doğru tanımı da yapılmıştır, ve Batıca yapılmıştır
Matematik biliminin doğru tanımı da yapılmıştır, ve Batıca yapılmıştır
Tıp biliminin doğru tanımı da yapılmıştır, ve Batıca yapılmıştır
Felsefenin, demokrasinin, laikliğin, adaletin, özgürlüğün
Bilimin, ahlakın, ve nefsin doğru tanımını da ben yaptım yani Türk yaptı
Dedim ki felsefe 'Konular konusunda tüm olasılıkları tarafsızca ve dürüstçe araştırma
Ve sunma bilimidir'
Dedim ki 'Demokrasi, laiklik, adalet, ve özgürlük bilime ve ahlaka uygunluk demektir'
Dedim ki 'Bilim zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın
Evrenin, ve evrimin nicel zirvesidir'
Dedim ki 'Ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın
Evrenin, ve evrimin nitel zirvesidir'
Dedim ki 'Nefs hem en büyük cehalettir, hem tüm kötülüklerin hem nedeni hem amaçıdır
Hem de önce akılı, mantığı; sonra da ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını, ruhsal insaniliği önler'
Dinin tanımını da Muhammed yani Arab yapmış
Muhammed demiş ki 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük
Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır',
'Şeytani bilim' diye birşey olmaz
Çünkü 'bilim' demek 'gerçekler ve doğrular' demektir
'Şeytani ilimler' diyorlar, bu olabilir çünkü 'ilim/ilm' demek 'bilim' demek değildir
Bilim yerine kullanılmakta olsa da çünkü Türk dil kurumu'nun bile Arabça sandığı
'İlim/İlm' sözüğü savım ki Arabça değil Türkçe sözcüktür, ve 'İlmek, değmek' anlamına gelir
Yani, savım ki 'İlim/İlm' sözcüğü 'Bilgi ve beyin ile yükselip evrene
Yani evrenin gerçeklerine ve doğrularına 'değmek, ilmek' demektir
Gerçeklere ve doğrulara ilmek, değmek ise Şeytan değil bilim ve dindir
Çünkü dini tanımlayan Din hadisileri 'Din ilmdir, ilm yoksa din de olmaz
İlm Çin'de de olsa gidip öğrenin, alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür' diyor
Ancak yine savım ki 'bilim' sözcüğü 'ilm/ilim' sözcüğünden daha üstündür
Daha ileri aşamadır çünkü 'Gerçeklere ve doğrulara doğru yükselmek de
Gerçeklere ve doğrulara değmek, ilmek de gerçekleri ve doğruları bilmek'
Anlamına gelmez yani 'İlm/İlmek' durumu 'Sanmak, sanı, zan, varsayım
Sav(Kuram, Teori) durumunda da kalmış olabilir
Bu nedenle ki örnek ki atom konusunda bile bilimcilerce
Farklı savlar ileri sürülmüşdü(sürülmüştü) oysa bilim kesin(mutlak) gerçekleri
Ve kesin doğruları içerir yani bilim konusundaki yanlışlar bilime değil
Bilimcilere aittir
Gerçek ki 'Şeytani ilm' olabilir ancak 'Şeytani bilim' de
Dinsizlerin, din düşmanılarının(düşmanlarının) sandıkları gibi 'Şeytani din' olmaz
Çünkü bilim 'Gerçeklerin ve doğruların bilgisidir'
Din de dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği gibi 'Mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet
Adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır'
Açık ki insanlar, toplumlar, devletler, ve insanlık sözcüklerin doğru anlamlarını
Yeniden öğrenmek zorundadır yoksa sanılar ve varsayımlar içinde ruhsal olarak çürür
Ki zaten akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türünü
Ve astroloji, medyumluk, falcılık gibi bilimdışı şeyler baştaçı eden bir insanlığın
Sözcüklerin doğru anlamlarını bildiği de düşünülemez,
Aşk müziği denilen şeylerin mutsuzluk, acı dolu durumu pek de mantıksız bir durum değil
Çünkü aşk hernekadar(her ne kadar) edebi gibi gösterilmeye çalışılsa da
Cinsel ilişki, cinsel organ içindir
Cinsel ilişki ise dişi için acıdan zevk almak yani mazoşistlik durumu
Erkek için de acı vermekten zevk almak yani sadistlik durumu demektir
Yani durum ki aşk acıtır, aşk zaten acıyı seçmektir ya da en azından günümüzde böyle artık
Sonra da 'Neden aşk müzikileri(müzikleri) mutsuzluk, acı dolu?'
'Neden kadına şiddet, kadın cinayetileri var?' durumu
Durum ki hayvanların insandan tek üstün farkı bu işi her gün ya da her hafta ya da her ay
Yapmamalarıdır
Zevk, haz, mutluluk, nefs için
Ya da ticaret, geçim, sömürü, asalaklık için yapmamalarıdır
Yalnızca üremek için yapmalarıdır
Şimdi, hayvanlara bir alkış yapalım,
Unutkanlığın içe dönük olanı değil dışa dönülük olanı geriliktir, ilkelliktir
Örnek ki ocakta yemeği unutmak, şemsiyeyi unutmak
Nesnel yani dışdünyaya(dış dünyaya) ait birşeyi unutmak dışa dönük unutkanlıktır
Ancak verilen sözleri unutkanlıktan dolayı tutmamak yani içdünyaya(iç dünyaya) ait birşeyi
Unutmak yani doğru ruhu, doğru insan olmayı unutmak içe dönük unutkanlıktır
Gerçek ki insan bedenine ve dışdünyaya doğru değil beyinin içine, ruhunun içine doğru
Evrimleşir yoksa sincaplar toprağa gömdükleri cevizlerin yerlerini aylar sonra bile bulabilirler,
Hukuk suçlara karşı savaştığını söylüyor
Oysa hukuk kötülüğe karşı savaşırsa doğru olur
Oysa suç kötülüğün yalnızca bir parçasıdır, tümü değil
Örnek ki ülkelerin ahlak ve bilim yerine ahlakdışı-bilimdışı siyaset ile yönetilmesi
Ekonomilerin ahlakdışı-bilimdışı özel sektörce yönetilmesi
Akıldışı-ahlakdışı moda türü, akıldışı-ahlakdışı pılaj(plaj) türü, akıldışı-ahlakdışı sanat türü
Bilimdışı, ve ahlakdışı herşey insana da, toplumlara da, insanlığa da kötülüktür
Çünkü yanlıştır çünkü doğrunun evrensel nitel zirvesi ahlaktır
Evrensel nicel zirvesi de bilimdir yani ahlaka ya da bilime aykırı hukukun kendisi de
Yanlıştır yani kötülüktür yani suçtur
Gerçek ki adalet demek ahlakçılık ve bilimsellik demektir
Ahlakçılık ve bilimsellik yoksa adalet olmaz
Adalet hukuku, iktidarları, ya da insanları mutlu etmek değil ahlakı ve bilimi mutlu etmektir
Siyaset akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı şeyleri
Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türünü, ve ahlaka aykırı cinsel seçimleri
Serbest bırakırken genelde yanlışı ve kötülüğü, özelde ise suçları nasıl önleyeceksiniz
Akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı, dişi modası türü dişileri
Akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı moda bağımlısı dişiler de
Erkekleri, ve çocuklarını bozmaktadır
Hukuk bunu önlemezse kendine nasıl 'Adaletin, doğrunun sağlayıcısı' diyecek
Açık ki bu durumda 'Adaletin, doğrunun sağlayıcısı' değil
'Adaletsizliğin, yanlışın, kötünün koruyucusu' durumu oluşur,
Ayn Rand demiş ki 'Başkaları için yaşamaya kalkan kişi bir bağımlıdır
Amaçları açısından asalaktır, hizmet ettiği kişileri de asalak durumuna getirir
Bu ilişkiden doğabilecek tek şey yozlaşmaktır'
Bu durum genelleştirilemez
Çünkü ahlaklı, bilimsel, mantıklı, nefssiz, insanca bir insanlık ve dünya için
Yani başkaları için yaşamak, çalışmak ne asalaklıktır, ne asalaklaştırır, ne yozlaştırır
Açık ki Aynd Rand akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batının saçmalama müdürlerinden biridir,
Dostoyevski 'Gerçek bir acı aptal bir adamı anlaklı(zeki) bile yapabilir' demiş
Oysa zeki olmak değil
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din tanımına uygun insan olmak önemli
Zeka hayvanda da, mafyada da olabilen birşey,
Paulo Coelho 'Hiçbir insanın yaşamı başka bir insanın egosunu taşıyacak kadar
Uzun değildir' demiş
Hüner insanların egolarını görmek değil
İnsanları dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile eğitmeye çalışmaktır,
Ruhsal(Pısikolojik/Psikolojik) durum resimler, sayılar gösterip yapılmaz
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına aykırı ruh zaten ya yanlış yolda
Sağlıksız, sorunlu, bozuk demektir
Ruhsal durumunuzu da, ruhsal durumu da
Dini tanımlayan din hadisileri'nin din tanımı ile ölçün,
Kiminin beyini gözbebekleri kadardır ki hayvanlarda durum budur
Kiminin beyini evren kadardır ki düşünürlerde, alimlerde, alimelerde, bilgelerde
Durum budur,
Dostoyevski'nin Ecinniler adlı romanında
'Bilerek ya da bilmeyerek herkes günah işler
Herkesin bir yanlışı olmuştur, herkes bir haksızlık etmiştir
Herkes, herkes
Ah insanlar bunu bir anlasalar' diyor
Oysa önemli olan şey günah işlemiş ya da işlememiş olmak değil
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uygun insan olmaktır
Yoksa insan olmanın bile anlamı olmaz
Hiçkimse hiç günah işlemedi diye doğru insan olmaz
Doğru insan olmak ancak dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymak ile olur,
Şiirler yazarım, kimi ekşir, kimi tatlı, kimi tuzlu
Kimi hemen anlar, kimi anladığını sanır, kimi uyuzlu
Kahvenin değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uymanın
Hatırı olsun isterim
Köpek ekmek yediği kapıya havlamaz, değil
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uymanın
Koşulu, şartı olmasın isterim,
Kızılderili atasözü diyor ki 'Bedenin senden izin almadan yaşlanır
Ancak ruhun sen izin vermeden asla yaşlanmaz'
Oysa ruh dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı durumda ise
Bırakın izinsiz yaşlanmayı
İzinsiz ölmüştür bile,
Dostoyevski 'Bir kadının, yaşadığı yaşantıdan kurtulmak için beyaz atlı bir prens beklemesi
Onursuzluktur' demiş
Katılıyorum ancak yaşadığı hayattan kurtulmak için bedenini, cinsiyetini, cinselliğini
Sergilemesi, ahlaka aykırılığa, utanmazlığa sarılması da öyle,
Sevmem sevgiyi de, aşkı da, insanı da
Eğer ahlaklı, bilimsel, ve nefssiz değilse
Sevmem şiiri de, şairi de
İnsanlığa ahlak, bilimsellik, ve nefssizlik öğretmiyorsa,
İş, ev, para, mutluluk istiyorsunuz
Peki ahlaklı mısınız yani giyiminiz ve özel hayatınız ahlaka uygun mu
Ahlak evrenin en nitel zirvesi, özgürlüğü, isteği, ve hakkı da,
Kadının ruhsal durumunu anlamak
Kadına da acımak gerekir
Çünkü vaginası ya kan ya meni çöplüğü gibi
Böyle bir durumla hayata(yaşama) doğru tutunabilmek oldukça zor olmalı
İnsanlara acıyın çünkü içi bağırsak, bok dolu bir bedenle
Hayatatutunmaya(Hayatatutunmaya) çalışıyorlar
Kadının durumu daha da ağır,
En büyük cehalet ahlaksızlıktır
Çünkü ahlak zekanın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın
Ve evrenin en nitel insani zirvesidir, ve insanı hayvandan ayıran en üstün farktır,
Dostoyevski 'Düşünce ayrılığına karşın karşındaki insana saygı duyabiliyorsan
İnsan olmuşsun demektir' demiş
Oysa insan olmak ancak dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uymak
Ve uyan insanlara saygı duymak ile olur
Yoksa Hitler'e de saygı duymak gerekirdi,
Ahlaka aykırılığı savunanların insanlara iyilikleri devede kulaktır
Denizi kirletip balıkları havuza koymak övünç değildir
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına aykırı herkes beni üzer ve utandırır
Hiç tanışmamış olsak da
Hayat sabırlı olmayı değil ahlaklı, bilimsel, ve nefssiz olmayı öğretmişse başarıdır, hünerdir,
Din kimsenin yanlış yapmasına izin vermez, insan hata yaparsa din yaptırmaz, kendisi yapar
Din hataların toplanma, toplaşma, buluşma mekanı değildir, doğruların toplanma mekanıdır,
Tolstoy 'Umduğumuz gibi olsaydı yaşam, sandığımız gibi yaşardık
Bulduklarımızla yetinseydik yitirdiklerimize ağlamazdık' demiş
Bilim yaşamı saçmasapan yaşamamızı önlerdi
Yitirilenlere ağlamak zorunda kalmak da hiç de insanca bir zorlama değil
Var olan insanlıkdışı dünyaya masal yazmak bu sözler,
Dostoyevski 'Yaşayamamak insana özgü bir yeteneksizliktir
Yoksa hangi balık boğmuş kendini, hangi serçe atlamış damdan' demiş
Oysa denizler ölü balıklarla, karalar da ölü kuşlarla doludur, insanın öldürmediği
Ve insanların ölmekten kurtardığı,
Dostoyevski'nin 'Notlar'ında 'En usta kan akıtıcıların en uygar insanlar olduğuna
Dikkat ettiniz mi hiç?' diyor
Oysa uygar(medeni) insan öldürmez
Medeniyet(Uygarlık) içinde yaşayıp da medeni olamamış insan öldürür
Ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına aykırı insan
Uygarlık içinde yaşasa da uygar değildir
Ruhun ağırlığı yoktur çünkü ruh düşüncedir, düşüncenin nicel ağırlığı olmaz,
Gerçekleri ve doğruları insanlara hakaret edip açıklamayın, öğretmeyin
Zaten gerçekler ve doğrular gerçeklere ve doğrulara aykırı insanları
Yeterince rahatsız eder,
Dostoyevski 'Yaşamda mutlu olmanın iki yolu var:
Ya isteklerinizi azaltacaksınız ya olanaklarınızı zorlayacaksınız' demiş
Oysa içi lav, kor, ateş dolu dünya üzerinde içi bağırsak, bok, pislik, iğrençlik
İnsanlıkdışılık bir bedenle mutlu olmak aptalca ve insanlıkdışı birşeydir,
Savım ki Hasan Ali Yücel yerli yazar, yerli şair, yerli filozof yaratmak yerine
Avrupa kılasikleri'ni(klasikleri'ni) Türkiye'ye boca ettirip
Yabancı hayranlığı, Yabancı bağımlılığı yaratıp
Türkiye'ye düşünsel olarak ilk en büyük kötülüğü yapmıştır, farkında olmadan da olsa
Türkiye'nin Köy enstititüsü'lerine değil
Alimlere, alimelere, bilgelere, filozoflara gereksinimi vardı, ve bugün de var,
Demokrasi, laiklik, adalet, ve özgürlük 'Ahlakçılık ve bilimsellik' demektir
Ahlakçılık ve bilimsellik istemeyen insan demokrasi, laiklik, adalet, ve özgürlük değil
Serbestlik yani serserilik istiyor demektir
Bikini, mayo, mini şort, tayt pantolon, sigara, içki, astroloji ile
Ahlakdışı serbestliklerle, bilimdışı serbestliklerle demokrasi, laiklik
Adalet, ve özgürlük olmaz,
Dostoyevski 'Bazı insanların düşmanlığı dostluklarından daha yararlı oluyor' demiş
Oysa ahlaklı, bilimsel, ve nefssiz olmayan insanın dostluğu da, düşmanlığı da
Ya başında ya sonunda zararlıdır,
İnsanlar, toplumlar, ve insanlık anlamalı ki
On üniversite mezunu olunsa da, hükümdarlar kadar zengin(varsıl, varlıklı) olunsa da
Dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırılığın da
Paraya, mala, dünyaya, bedene, hayata, zevke, hazza, nefse köleliğin de
Götüreceği yol onursuzluktur(şerefsizliktir), kişiliksizliktir(karaktersizliktir, şahsiyetsizliktir)
Bilinmeli ki insanlar evlerinden önce de, hayattan önce de, dünyadan önce de çökerler,
İnsanlık dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din yönetimine
Ve devletçi ekonomiye geçinceye kadar ilkel, barbar, vahşi, cehalet içinde
Bir durumda demektir
Böyle bir durumdan hayr beklemeyin,
Ayakları olmayan insanları düşünüp yeni ayakkabı istememek yerine
'Mutsuz insanlar da var' deyip mutlu olmamayı
Ve insanların sorunlarını bilim ve teknoloji ile çözmeyi öğren,
Devleti siyasetin, ekonomiyi özel sektörün yönettiği bir ülke doğru ülke değildir
Yanlış ülkedir çünkü siyaset toplumları bölmek
Ve insanları birbirlerine düşman etmek
Özel sektör de vatanı, toplumu, ve hayatı sömürmek üzerine kuruludur
Doğru ülke dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile yönetilen
Ve ekonomisi kamu ekonomisi olan ülkedir,
Dostoyevski'nin Budala'sında 'Böyle bir dünyada dürüst olmak budalalıktır' diyor
Dürüst olmanın başkaları ile ilgisi yoktur
Dürüst olmak ahlaklı, bilimsel, ve nefssiz olmaktır, ve öncelikle insanın kendisine saygısıdır
Akıl-ruh sağlığı koşuludur
Ve insanın insanlığa görevidir,
Bir ülkede suç varsa önce o ülkeyi yönetenler suçludur
Ülkeyi beyinin-insanlığın-evrenin nicel zirvesi olan bilim
Ve beyinin-insanlığın-evrenin nitel zirvesi olan ahlak ile yönetmedikleri için,
İnsan beyini ancak sözlerdeki tüm doğruları da, tüm yanlışları da incelerse, araştırırsa
Saptamaya çalışırsa doğru çalışıyor demektir
Yani yandaşlık da, düşmanlık da beyine, ruha, akıl-ruh sağlığına
Doğru insan olmaya da, mantıklı olmaya da, dürüst olmaya da
Ahlaklı olmaya da, dinli olmaya da, demokrasici olmaya da, laiklikçi olmaya da
Özgür olmaya da, adaletli olmaya da zarar verir, kötülük eder,
Folklor(Halk) oyunu, dans, sıpor(spor), Yoga, eğlence gibi şeyler
Düzene(sisteme, devlete) karşı gizli, çaktırmadan savaş, başkaldırı(isyan) eğitimi
Yapmak durumu içerebilir ya da bu amaç için kullanılabilir
Yani masum olmamak durumu içerir,
Suçları önlemek suçluları cezalandırmaktan daha önemlidir
Hem suçları yaratacak şeyleri istemek, desteklemek, savunmak
Hem de suçlardan şikayetçi olmak hem kendini hem suçluları enayiyerinekoymaktır
'Enayi yerine koymaktır'
Bir ülkedeki en büyük suçlular da işi toplumu bölmek
Ve insanları birbirlerine düşman etmek olarak yiyiciliğin kapitalsiz türü olan siyaset ile
İşi vatan, toplum, ve hayat sömürmek olarak yiyiciliğin kapitalli türü olan özel sektördür
Bilim beyinin, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesi, ahlak da nitel zirvesidir
Ve insanı hayvandan ayıran, insanı doğru insan yapan iki temeldir
Hem bilimselliğe ve ahlaka karşı olup hem de suçlara karşı olmak zeka düşüklüğüdür
Demek ki ülkeler bilim ve ahlak ile yönetilirlerse kasıtlı suçlar önlenir
Yoksa durum tavşankaçtilkitut/tavşan kaç tilki tut' durumu yani
Tavşanı enayiyerinekoymak durumu olur
Siyaset cezalandırmak ister, bilim çözmek ister, bu nedenle siyasetten asla çözüm olmaz
Siyaset ile yönetilen ülke yalnızca bilim ve ahlak ile değil adalet ile de yönetilmiyor demektir
Çünkü adalet bilim ve ahlak ile oluşur çünkü evrenin nicel zirvesi bilim
Nitel zirvesi de ahlaktır
Ve ahlak ile bilim insanı hayvandan ayıran en üstün özelliklerdir,
Dostoyevski'nin 'Suç ve ceza'sında 'Kapılarını kilitlemelerini
Gerektirecek bir şeyleri olmayan insanlar ne mutludurlar, değil mi?' diyor
Ancak kapısını kilitletecek birşeyi olmayan insan zaten insanlık için düşünmüyor demektir
Çünkü insanlık için düşünen insanların insanlık için mutlaka korunması gereken
Şeyleri olur,
'Siyaset' sözcüğü 'Siyah/Kara' sözcüğünden gelir, 'Karanlığın gücü, elçisi, temsilcisi, vekili'
Demektir ki bu nedenle ya ahlaksızlık getirir ya vahşilik
Ya yoksulluk getirir ya savaş
Ülkeler dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile yönetilmezlerse
Hem demokrasiye, laikliğe, adalete, özgürlüğe, akıl-ruh sağlığına aykırı olurlar hem dine
Toplumları da doğru şeylerle değil abuksubuk, saçmasapan şeylerle mutlu olur
Örnek ki para ile mutlu olmak, parasızlık ile mutsuz olmak
Ahlak ile mutsuz olmak, ahlaksızlık ile mutlu olmak
Bilim ile mutsuz olmak, bilimdışılık ile mutlu olmak gibi
Çağımızda diktatörlükler arıyorsanız siyasete bakın
Çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına her ülkede gerçekte insanlıkdışılık
Ve yanlış-kötü-insanlıkdışı-zorba diktatörlük türü var demektir,
Müslümanın Müslümanlığı iftarından da, sahurundan da belli olur
Eğer dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına uygun Müslümansa
Hem hayatı bu tanıma uygundur
Hem de iftarı, sahuru zevk, haz, nefs değil sadelik ve nefssizliktir,
Ahlak beyinin, insanlığın, ve evrenin insani nitel zirvesidir
Ve insanı hayvandan ayıran en üstün özelliktir
Ahlak yoksa kişiliksizlik(karaktersizlik) oluşur
Kişiliksizlik de ahlaksızlık oluşturur ancak temel, üstel, merkez olan şey ahlaktır
Çünkü ölçüt ahlaktır,
Sümüklü burunu(burnu) arıtan mendil
Ne ağızın var, ne gözün, ne kulağın, ne dil
Oysa aç bağırsak osurmaz
Bu nedenle ki mezarlardan hiç osuruk sesi gelmez
Duyusal açıdan tüm insanların bakışları aynıdır, yalnızca sesleri farklıdır
Yani fark gözlerde değil kulaklardadır.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 23.4.22/11.16