Kimisi askerlik anılarını anlatmakla mutlu olmakta
Kimisi de çocukluk anılarını
Yani durum 'Geçmiş ile mutlu olmak, geçmiş ile övünmek' durumu
Oysa yetişkin insan dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik
Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diyen din hadisileri'nin tanımladığı dine sarılıp hep ileriye
Hep geleceğe bakmalı, 'şimdi'ye, 'bu gün'e bile değil
Geçmiş, sirke gibidir, sinsice ve sürekli aşındırır
Gelecek ise seçenektir, hep yeni olanaklar, yeni seçenekler, yeni haklar verir,
Türkiye'ye akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı küresel ve derin bir merkezce
Moda, sıpor(spor), tanıtımca(reklam), ünlü, medya, magazin, Tv dizisi, sinema, yarışma, ödül
Bilgisayar oyunu, Atatürk düşmanlığı, Türkçe düşmanlığı, milliyetçilik, Osmanlıcılık
Komünistlik, feministlik, kadın hakları, demokrasi, laiklik, özgürlük, hukuk siyaset, ekonomi
Sanat, sivil toplumu örgütü, hayvan hakları, İstanbul sözleşmesi, cinsel özgürlük gibi
Adlar altında pekçok düşmanlık ve saldırı yapılmakta
Farkında olunmayabilir ki bir de özellikle ünlüler çocukluklarına ait kötü anıları anlatmaya
Yönlendirilmekte, bu nedenle ki televizyon çocukken özellikle babasından gördüğü
Olumsuzlukları sanki sevinç, heyecan, mutluluk içinde anlatmakta
Yetişkin insanların çocukluklarına takılı kalmaları doğru ve iyi birşey değildir
Çünkü hem çocukluğu aşamamış olduklarını hem de ruhsal olarak başarısızlık içinde
Olduklarını gösterir
Hele bir de babasına ya da annesine ait kötü şeyleri anlatıyorsa mantıksal ilerlememişliği
İyice açık olur,
Diyelim ki bir çocukyuvasının(çocuk yuvasında) ya da bir ilkokulda öğretmensiniz
Ve ünlü biri ziyarete(konukluğa) gelmiş
Ve diyor ki 'Ben çocukken annem(ya da babam) beni çok dövdü'
Ya da 'Ben çocukken çok dövüşürdüm, dövüşlerde kazanan hep ben olurdum
Hiç dayak yemezdim'
Ya da 'Çocukluğumda ben çok dayak yedim'
Yani güzel bir ortam, ve söylenilen tuhaf bir söz durumu
'Ne alaka(ilgi) durumu' olur,
Akp'li Mahir Ünal 40 yıl önce eğitim gördüğü ortaokula gitmiş
Ve 'Beni, ortaokul ikinci sınıf öğrencisiyken, Çırpınırdı Karadeniz şarkısını söylediğim için
Pis faşist deyip dövdüler' demiş,
Üstelik de Ramazan ayı'nda, nefse yenilip bunu söylemek neden
Amaç ne, 'Bakın ben ne kadar iyi, doğru, dürüst bir insanım' demek
Ve 'Bakın, bu adam ne kadar iyi, doğru, dürüst biri' dedirtmek mi
Ancak Mahir Ünal açık ki siyasetin dine aykırı olduğunu bilmiyor olmalı
Çünkü siyaset demek toplumları birbirlerine düşman siyasi partiler halinde bölen
İnsanları birbirlerine düşman siyasi partiler halinde düşman etmek
Ve yandaşlık üzerine kurulu
Ve 'Önce ahlak ve bilim' demeyen bir dünya türüdür
Oysa dini tanımlayan Din hadisileri ''Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik
Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diyor
Oysa siyaset taraflılık, yandaşlık, israf, ve nefs demek
Durum ki amaç genelde toplumu, özelde ise oradaki çocukları muhalefet karşıtı yapmak
Yani siyaset yapmak,
Ve yine belli ki 'Faşizım(Faşizm) kapitalist sınıfın ve siyasetin ülkede üzerindeki
Ahlaka, bilime, ve insanlığa aykırı diktatörlüğü ya da egemenliği' demek
Bu durumda sormak gerekir: Siyaset devletin fabrika, maden, şirket, işyeri, tarım alanı
Sayısını yani devlet ekonomisini çoğaltıyor mu yoksa satıyor yani azaltıyor mu
Ya da yok mu ediyor
Ve siyaset öz bebek kardeşini ya da öz çocuk kardeşini
Yani bebeği ya da çocuğu öldürtmüş sultanları
Baştaçı(Baştacı) mı ediyor, dışlıyor mu,
Gerçek ki, durum ki siyasetin 'Ben doğru, iyi insanım' demeye bilimsel açıdan da
Dinsel açıdan da hakkı yok
Ve Mahir Ünal bilmiyor mu acaba bu ülkede 'Oruç tutmuyor'
Ya da 'İşçi marşı'nı söyledi diye dövülen insanları
Ya da uzun saçlı diye dövülen erkekleri
Yani bir ortaokula gideceksin, ve anlattığın şeye bak
Çocuklara o anını anlatmak yerine 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik
Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'ni
Ve Atatürk'ün 'Önce ahlak ve bilim' demek olduğunu
Öyle ki Atatürk'ün 'Benin dediklerimle ya da yaptıklarımla ahlakın ya da bilimin
Dedikleri çelişirse benim dediklerimi ya da yaptıklarımı değil
Ahlakın ve bilimin dediklerini yapın' dediğini söyleseydin,
Ne olacak şimdi
Chp'li biri de gidip 'Beni, Millet ittifakı'ndanım diye Cumhur ittifakçı'lar dövdü' derse
İş mi yani bu
Nedir insanları birbirlerinedüşürmek(birbirlerine düşürmek) durumu
Çocuklar ne düşünecekler artık, ya 'Dövenleri biz de dövelim' ya da
'Biz de birilerini dövelim' türü şeyler düşünebilirler, isteyebilirler
Yani böyle durumlar gizli bir şiddete eğilim tutkusu yaratabilirler
Geçenlerde de Show Tv'deki 'Güldür güldür show'da bir izleyici
İlkokulda iken, engelli çocuklara yardım için olan kumbaradan gizli gizli para
Aldığını anlatmıştı, sonraki hayatında çok pişman olmuş olsa da
Utanç birşeyi yapmak utançtır ancak onu 'anı' diye başkalarına anlatmak
Daha büyük utançtır
Nedir bu, koca koca insanlarda çocukluğa özlem
Çocuklukla yani gerilikle mutlu olmak durumu
Çocukluğa özlem yanlış, kötü, ve zararlı bir durumdur çünkü çocukluk dönemi demek
Akılı-mantığı olmayan, bilgisiz, cahil, bilimsellikdışı
Bencil, sorumsuz, nefse köle insan olmak dönemi demektir, ve var buna özlem duyacak,
Hadis ne diyor, 'Bir topluluğa duyduğunuz kin sizi adil olmamaya yöneltmesin'
Yani 'Bir topluluğa duyduğunuz öfke, kin, düşmanlık sizi vicdansız, merhametsiz
Medeni, güvenilir, dürüst, tarafsız olmamaya yöneltmesin, diyor,
Yetişkinlerin hayatı(yaşamı), görevi çocuklara özellikle kötü çocukluk anılarını anlatmak değil
Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dini öğretmek olmalıdır
Yetişkin insan dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine sarılmalı ve geriye değil
Hep ileriye, geleceğe bakmalı,
Her siyasetçinin odasında, duvarda şu yazı asılı olmalı:
'Anneme siyasetçi olduğumu söylemeyin, o beni bilge sanıyor'.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 10.4.22/08.43
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.