23 Nisan 2022 Cumartesi

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 279 (ŞİİR)

 Heryer sıporcu(sporcu), manken, müzikçi, eğlenceci dolmakta

Oysa ülkenin de, insanlığın da düşünürlere, alimlere, alimelere, bilgelere

Bilimcilere, mucitlere

Bilimsel, ahlaklı, ve nefssiz insanlara gereksinimi var

Durum ki toplumlar mantıksızlaştıkça siyaset daha çok oy

Özel sektör daha çok para kazanmakta

Oysa Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Çünkü ahlak beyinin nitel özgürlüğüdür, bilim de nicel özgürlüğü,

Gurbet kahırını, derdini, acısını guruldayan bir mide ile çeker bazıları

Bazıları da kendi konutu yerine kiralık konutda(konutta) yaşayıp, her acısını bile

İnsan hayata(yaşama), dünyaya ancak içi bağırsak, bok, iğrençlik, tiksinçlik, insanlıkdışılık

Bedeni ile sarılabilir

Beden ise insanı içi bağırsak-bok-iğrençlik-tiksinçlik-midebulandırıcılık-insanlıkdışılık dolu

Kendine, dünyaya, düzene(sisteme), sanılara, takıntılara, saplantılara, ve hayata köle der

Beden bedeni de, ruhu da, insanı da, hayatı da, dünyayı da bir sülük gibi emer

İnsanı gerçeklerden ve doğrulardan uzaklaştırır çünkü gerçekler ve doğrular

Bedenin umurunda bile değildir, o yalnızca zevk, haz, eğlence, mutluluk, sanı, nefs ister

İnsanlar, toplumlar, ve insanlık yatakta olabildiğince az

Ayakta ise olabildiğince çok uyutulmaya çalışılıyor

Çünkü akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünyalardan olan

Siyasetin ve özel sektör denilen kapitalistliğin, sömürgenliğine işine bu geliyor

Uykuda değilseniz

İçi lav, kor, ateş, insanlıkdışı dünyanın

Ve içi bağırsak, bok, iğrençlik, tiksinçlik, insanlıkdışı bedenin kölesi durumundasınız demektir

Uyku yalnızca bedeni ve beyini dinlendirdiği için değil insanı bu insanlıkdışı durumdan

Kurtardığı için de gerekli, saygın, onurlu, değerli, önemli, medenilik, ve insancıldır

Uyuyun, olabildiğince çok uyuyun

Hem bu insanlıkdışı dünyadan, hem insanlıkdışı bedenden olabildiğince çok

Uzaklaşmış, kurtulmuş, arınmış, ötelenmiş olursunuz

Ve bir de beyininizi(beyninizi)

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin din tanımı ile donatın, döşeyin, eğitin

Bilin ki dünya birgün insansız, devletçi, bilimsel, ahlakçı, insancı, parasız

Yani insani ekonomi türüne geçecek,

Bilim 'Ben zekanın, akılın(aklın), mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, özgürlüğün

Demokrasinin, laikliğin, dinin, evrenin nicel temeliyim'

Ahlak 'Ben zekanın, akılın(aklın), mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, özgürlüğün

Demokrasinin, laikliğin, dinin, evrenin nicel temeliyim'

Dini tanımlayan Din hadisileri ile din 'Ben mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivayım'

Demokrasi, laiklik, özgürlük, medenilik, akıl-ruh sağlığı 'Ben ahlaka ve bilime uygunluğum'

Diye

Basbas bağırıyor

Ancak

Kiminin gözleri, kiminin kulakları, kiminin beyini(beyni) duvar,

Eskiler 'Ye tatlıyı, içme suyu, yanarsa yansın

Ye yağlıyı, iç suyu, donarsa donsun' demişler

Açık ki tatlının yani şekerin de, yağın da bağırsakta olabildiğince yavaş, geç, azar azar

Ya da olabildiğince az karışmasını sağlamak

Yani şekerin ve yağın beden ve sağlık için zararlı olduğunun bilinmesinden dolayı olmalı

Bilgi diriler içindir, ölüler için değil

Köy enstitüsü'lerini(enstitüleri'ni) savunan kaç kişi radyosunu, televizyonunu, bilgisayarını

Çamaşır makinasını tamir edebiliyor ya da etmek istiyor

Ya da teknolojiye ilgi duyuyor acaba,

'Dostoyevski oku, Tolstoy oku, Nietzsche oku

Bunları okumazsan aydın olmazsın, kültürlü sayılmazsın

Kitap okumak, aydın olmak, kültürlü olmak dahil herşeyin tanımını Batı yapmış

Türklere de 'Türkler hiçbirşeyin tanımını yapamaz' biçiminde

Yabancı hayranlığı öğretilmiş

Bu nedenle ki Türkiye doğruları ya Batıdan ya Doğudan bekler duruma gelmiş

Atatürk ise 'Ne mutlu Türküm' ve 'Bir Türk dünyaya bedeldir' gibi sözlerle

Türkiye Türklerindeki Yabancı hayranlığı'nı, Yabancı bağımlılığı'nı, Yabancı ölçütü'nü

Önlemeye, yok etmeye çalışmış

Ancak Türkçeleri varken 'Hijyen, etik, misyon, vizyon, aktivite' gibi sözcüklere bakılırsa

Bu amaç çok iyi olarak başarılı olamamış görünmekte ki bunun da birinci nedeni

İşi toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek olan siyasettir

Çünkü ne yazık ki ülkeler siyaset nasıl isterse öyle olmaktadır

Bu nedenle ki Usa'da(Abd'de) zina, fuhuş, porno, eşcinsel evlilik, pedofili, zoofili

Ortalıkta sütyen-külot dolaşmak, evliler arası eş değiştirmek, çıplaklık, uyuşturucu, astroloji,

Medyumluk, falcılık gibi ahlakdışı ve bilimdışı ne varsa serbest durumda,

Fizik biliminin doğru tanımı da yapılmıştır, ve Batıca yapılmıştır

Kimya biliminin doğru tanımı da yapılmıştır, ve Batıca yapılmıştır

Matematik biliminin doğru tanımı da yapılmıştır, ve Batıca yapılmıştır

Tıp biliminin doğru tanımı da yapılmıştır, ve Batıca yapılmıştır

Felsefenin, demokrasinin, laikliğin, adaletin, özgürlüğün

Bilimin, ahlakın, ve nefsin doğru tanımını da ben yaptım yani Türk yaptı

Dedim ki felsefe 'Konular konusunda tüm olasılıkları tarafsızca ve dürüstçe araştırma

Ve sunma bilimidir'

Dedim ki 'Demokrasi, laiklik, adalet, ve özgürlük bilime ve ahlaka uygunluk demektir'

Dedim ki 'Bilim zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın

Evrenin, ve evrimin nicel zirvesidir'

Dedim ki 'Ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın

Evrenin, ve evrimin nitel zirvesidir'

Dedim ki 'Nefs hem en büyük cehalettir, hem tüm kötülüklerin hem nedeni hem amaçıdır

Hem de önce akılı, mantığı; sonra da ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını, ruhsal insaniliği önler'

Dinin tanımını da Muhammed yani Arab yapmış

Muhammed demiş ki 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır',

'Şeytani bilim' diye birşey olmaz

Çünkü 'bilim' demek 'gerçekler ve doğrular' demektir

'Şeytani ilimler' diyorlar, bu olabilir çünkü 'ilim/ilm' demek 'bilim' demek değildir

Bilim yerine kullanılmakta olsa da çünkü Türk dil kurumu'nun bile Arabça sandığı

'İlim/İlm' sözüğü savım ki Arabça değil Türkçe sözcüktür, ve 'İlmek, değmek' anlamına gelir

Yani, savım ki 'İlim/İlm' sözcüğü 'Bilgi ve beyin ile yükselip evrene

Yani evrenin gerçeklerine ve doğrularına 'değmek, ilmek' demektir

Gerçeklere ve doğrulara ilmek, değmek ise Şeytan değil bilim ve dindir

Çünkü dini tanımlayan Din hadisileri 'Din ilmdir, ilm yoksa din de olmaz

İlm Çin'de de olsa gidip öğrenin, alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür' diyor

Ancak yine savım ki 'bilim' sözcüğü 'ilm/ilim' sözcüğünden daha üstündür

Daha ileri aşamadır çünkü 'Gerçeklere ve doğrulara doğru yükselmek de

Gerçeklere ve doğrulara değmek, ilmek de gerçekleri ve doğruları bilmek'

Anlamına gelmez yani 'İlm/İlmek' durumu 'Sanmak, sanı, zan, varsayım

Sav(Kuram, Teori) durumunda da kalmış olabilir

Bu nedenle ki örnek ki atom konusunda bile bilimcilerce

Farklı savlar ileri sürülmüşdü(sürülmüştü) oysa bilim kesin(mutlak) gerçekleri

Ve kesin doğruları içerir yani bilim konusundaki yanlışlar bilime değil

Bilimcilere aittir

Gerçek ki 'Şeytani ilm' olabilir ancak 'Şeytani bilim' de

Dinsizlerin, din düşmanılarının(düşmanlarının) sandıkları gibi 'Şeytani din' olmaz

Çünkü bilim 'Gerçeklerin ve doğruların bilgisidir'

Din de dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği gibi 'Mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet

Adillik, dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır'

Açık ki insanlar, toplumlar, devletler, ve insanlık sözcüklerin doğru anlamlarını

Yeniden öğrenmek zorundadır yoksa sanılar ve varsayımlar içinde ruhsal olarak çürür

Ki zaten akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türünü

Ve astroloji, medyumluk, falcılık gibi bilimdışı şeyler baştaçı eden bir insanlığın

Sözcüklerin doğru anlamlarını bildiği de düşünülemez,

Aşk müziği denilen şeylerin mutsuzluk, acı dolu durumu pek de mantıksız bir durum değil

Çünkü aşk hernekadar(her ne kadar) edebi gibi gösterilmeye çalışılsa da

Cinsel ilişki, cinsel organ içindir

Cinsel ilişki ise dişi için acıdan zevk almak yani mazoşistlik durumu

Erkek için de acı vermekten zevk almak yani sadistlik durumu demektir

Yani durum ki aşk acıtır, aşk zaten acıyı seçmektir ya da en azından günümüzde böyle artık

Sonra da 'Neden aşk müzikileri(müzikleri) mutsuzluk, acı dolu?'

'Neden kadına şiddet, kadın cinayetileri var?' durumu

Durum ki hayvanların insandan tek üstün farkı bu işi her gün ya da her hafta ya da her ay

Yapmamalarıdır

Zevk, haz, mutluluk, nefs için

Ya da ticaret, geçim, sömürü, asalaklık için yapmamalarıdır

Yalnızca üremek için yapmalarıdır

Şimdi, hayvanlara bir alkış yapalım,

Unutkanlığın içe dönük olanı değil dışa dönülük olanı geriliktir, ilkelliktir

Örnek ki ocakta yemeği unutmak, şemsiyeyi unutmak

Nesnel yani dışdünyaya(dış dünyaya) ait birşeyi unutmak dışa dönük unutkanlıktır

Ancak verilen sözleri unutkanlıktan dolayı tutmamak yani içdünyaya(iç dünyaya) ait birşeyi

Unutmak yani doğru ruhu, doğru insan olmayı unutmak içe dönük unutkanlıktır

Gerçek ki insan bedenine ve dışdünyaya doğru değil beyinin içine, ruhunun içine doğru

Evrimleşir yoksa sincaplar toprağa gömdükleri cevizlerin yerlerini aylar sonra bile bulabilirler,

Hukuk suçlara karşı savaştığını söylüyor

Oysa hukuk kötülüğe karşı savaşırsa doğru olur

Oysa suç kötülüğün yalnızca bir parçasıdır, tümü değil

Örnek ki ülkelerin ahlak ve bilim yerine ahlakdışı-bilimdışı siyaset ile yönetilmesi

Ekonomilerin ahlakdışı-bilimdışı özel sektörce yönetilmesi

Akıldışı-ahlakdışı moda türü, akıldışı-ahlakdışı pılaj(plaj) türü, akıldışı-ahlakdışı sanat türü

Bilimdışı, ve ahlakdışı herşey insana da, toplumlara da, insanlığa da kötülüktür

Çünkü yanlıştır çünkü doğrunun evrensel nitel zirvesi ahlaktır

Evrensel nicel zirvesi de bilimdir yani ahlaka ya da bilime aykırı hukukun kendisi de

Yanlıştır yani kötülüktür yani suçtur

Gerçek ki adalet demek ahlakçılık ve bilimsellik demektir

Ahlakçılık ve bilimsellik yoksa adalet olmaz

Adalet hukuku, iktidarları, ya da insanları mutlu etmek değil ahlakı ve bilimi mutlu etmektir

Siyaset akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı şeyleri

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı moda türünü, ve ahlaka aykırı cinsel seçimleri

Serbest bırakırken genelde yanlışı ve kötülüğü, özelde ise suçları nasıl önleyeceksiniz

Akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı, dişi modası türü dişileri

Akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı moda bağımlısı dişiler de

Erkekleri, ve çocuklarını bozmaktadır

Hukuk bunu önlemezse kendine nasıl 'Adaletin, doğrunun sağlayıcısı' diyecek

Açık ki bu durumda 'Adaletin, doğrunun sağlayıcısı' değil

'Adaletsizliğin, yanlışın, kötünün koruyucusu' durumu oluşur,

Ayn Rand demiş ki 'Başkaları için yaşamaya kalkan kişi bir bağımlıdır

Amaçları açısından asalaktır, hizmet ettiği kişileri de asalak durumuna getirir

Bu ilişkiden doğabilecek tek şey yozlaşmaktır'

Bu durum genelleştirilemez

Çünkü ahlaklı, bilimsel, mantıklı, nefssiz, insanca bir insanlık ve dünya için

Yani başkaları için yaşamak, çalışmak ne asalaklıktır, ne asalaklaştırır, ne yozlaştırır

Açık ki Aynd Rand akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Batının saçmalama müdürlerinden biridir,

Dostoyevski 'Gerçek bir acı aptal bir adamı anlaklı(zeki) bile yapabilir' demiş

Oysa zeki olmak değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din tanımına uygun insan olmak önemli

Zeka hayvanda da, mafyada da olabilen birşey,

Paulo Coelho 'Hiçbir insanın yaşamı başka bir insanın egosunu taşıyacak kadar

Uzun değildir' demiş

Hüner insanların egolarını görmek değil

İnsanları dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile eğitmeye çalışmaktır,

Ruhsal(Pısikolojik/Psikolojik) durum resimler, sayılar gösterip yapılmaz

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına aykırı ruh zaten ya yanlış yolda

Sağlıksız, sorunlu, bozuk demektir

Ruhsal durumunuzu da, ruhsal durumu da

Dini tanımlayan din hadisileri'nin din tanımı ile ölçün,

Kiminin beyini gözbebekleri kadardır ki hayvanlarda durum budur

Kiminin beyini evren kadardır ki düşünürlerde, alimlerde, alimelerde, bilgelerde

Durum budur,

Dostoyevski'nin Ecinniler adlı romanında

'Bilerek ya da bilmeyerek herkes günah işler

Herkesin bir yanlışı olmuştur, herkes bir haksızlık etmiştir

Herkes, herkes

Ah insanlar bunu bir anlasalar' diyor

Oysa önemli olan şey günah işlemiş ya da işlememiş olmak değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uygun insan olmaktır

Yoksa insan olmanın bile anlamı olmaz

Hiçkimse hiç günah işlemedi diye doğru insan olmaz

Doğru insan olmak ancak dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uymak ile olur,

Şiirler yazarım, kimi ekşir, kimi tatlı, kimi tuzlu

Kimi hemen anlar, kimi anladığını sanır, kimi uyuzlu

Kahvenin değil, dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uymanın

Hatırı olsun isterim

Köpek ekmek yediği kapıya havlamaz, değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uymanın

Koşulu, şartı olmasın isterim,

Kızılderili atasözü diyor ki 'Bedenin senden izin almadan yaşlanır

Ancak ruhun sen izin vermeden asla yaşlanmaz'

Oysa ruh dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı durumda ise

Bırakın izinsiz yaşlanmayı

İzinsiz ölmüştür bile,

Dostoyevski 'Bir kadının, yaşadığı yaşantıdan kurtulmak için beyaz atlı bir prens beklemesi

Onursuzluktur' demiş

Katılıyorum ancak yaşadığı hayattan kurtulmak için bedenini, cinsiyetini, cinselliğini

Sergilemesi, ahlaka aykırılığa, utanmazlığa sarılması da öyle,

Sevmem sevgiyi de, aşkı da, insanı da

Eğer ahlaklı, bilimsel, ve nefssiz değilse

Sevmem şiiri de, şairi de

İnsanlığa ahlak, bilimsellik, ve nefssizlik öğretmiyorsa,

İş, ev, para, mutluluk istiyorsunuz

Peki ahlaklı mısınız yani giyiminiz ve özel hayatınız ahlaka uygun mu

Ahlak evrenin en nitel zirvesi, özgürlüğü, isteği, ve hakkı da,

Kadının ruhsal durumunu anlamak

Kadına da acımak gerekir

Çünkü vaginası ya kan ya meni çöplüğü gibi

Böyle bir durumla hayata(yaşama) doğru tutunabilmek oldukça zor olmalı

İnsanlara acıyın çünkü içi bağırsak, bok dolu bir bedenle

Hayatatutunmaya(Hayatatutunmaya) çalışıyorlar

Kadının durumu daha da ağır,

En büyük cehalet ahlaksızlıktır

Çünkü ahlak zekanın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın

Ve evrenin en nitel insani zirvesidir, ve insanı hayvandan ayıran en üstün farktır,

Dostoyevski 'Düşünce ayrılığına karşın karşındaki insana saygı duyabiliyorsan

İnsan olmuşsun demektir' demiş

Oysa insan olmak ancak dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine uymak

Ve uyan insanlara saygı duymak ile olur

Yoksa Hitler'e de saygı duymak gerekirdi,

Ahlaka aykırılığı savunanların insanlara iyilikleri devede kulaktır

Denizi kirletip balıkları havuza koymak övünç değildir

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına aykırı herkes beni üzer ve utandırır

Hiç tanışmamış olsak da

Hayat sabırlı olmayı değil ahlaklı, bilimsel, ve nefssiz olmayı öğretmişse başarıdır, hünerdir,

Din kimsenin yanlış yapmasına izin vermez, insan hata yaparsa din yaptırmaz, kendisi yapar

Din hataların toplanma, toplaşma, buluşma mekanı değildir, doğruların toplanma mekanıdır,

Tolstoy 'Umduğumuz gibi olsaydı yaşam, sandığımız gibi yaşardık

Bulduklarımızla yetinseydik yitirdiklerimize ağlamazdık' demiş

Bilim yaşamı saçmasapan yaşamamızı önlerdi

Yitirilenlere ağlamak zorunda kalmak da hiç de insanca bir zorlama değil

Var olan insanlıkdışı dünyaya masal yazmak bu sözler,

Dostoyevski 'Yaşayamamak insana özgü bir yeteneksizliktir

Yoksa hangi balık boğmuş kendini, hangi serçe atlamış damdan' demiş

Oysa denizler ölü balıklarla, karalar da ölü kuşlarla doludur, insanın öldürmediği

Ve insanların ölmekten kurtardığı,

Dostoyevski'nin 'Notlar'ında 'En usta kan akıtıcıların en uygar insanlar olduğuna

Dikkat ettiniz mi hiç?' diyor

Oysa uygar(medeni) insan öldürmez

Medeniyet(Uygarlık) içinde yaşayıp da medeni olamamış insan öldürür

Ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına aykırı insan

Uygarlık içinde yaşasa da uygar değildir

Ruhun ağırlığı yoktur çünkü ruh düşüncedir, düşüncenin nicel ağırlığı olmaz,

Gerçekleri ve doğruları insanlara hakaret edip açıklamayın, öğretmeyin

Zaten gerçekler ve doğrular gerçeklere ve doğrulara aykırı insanları

Yeterince rahatsız eder,

Dostoyevski 'Yaşamda mutlu olmanın iki yolu var:

Ya isteklerinizi azaltacaksınız ya olanaklarınızı zorlayacaksınız' demiş

Oysa içi lav, kor, ateş dolu dünya üzerinde içi bağırsak, bok, pislik, iğrençlik

İnsanlıkdışılık bir bedenle mutlu olmak aptalca ve insanlıkdışı birşeydir,

Savım ki Hasan Ali Yücel yerli yazar, yerli şair, yerli filozof yaratmak yerine

Avrupa kılasikleri'ni(klasikleri'ni) Türkiye'ye boca ettirip

Yabancı hayranlığı, Yabancı bağımlılığı yaratıp

Türkiye'ye düşünsel olarak ilk en büyük kötülüğü yapmıştır, farkında olmadan da olsa

Türkiye'nin Köy enstititüsü'lerine değil

Alimlere, alimelere, bilgelere, filozoflara gereksinimi vardı, ve bugün de var,

Demokrasi, laiklik, adalet, ve özgürlük 'Ahlakçılık ve bilimsellik' demektir

Ahlakçılık ve bilimsellik istemeyen insan demokrasi, laiklik, adalet, ve özgürlük değil

Serbestlik yani serserilik istiyor demektir

Bikini, mayo, mini şort, tayt pantolon, sigara, içki, astroloji ile

Ahlakdışı serbestliklerle, bilimdışı serbestliklerle demokrasi, laiklik

Adalet, ve özgürlük olmaz,

Dostoyevski 'Bazı insanların düşmanlığı dostluklarından daha yararlı oluyor' demiş

Oysa ahlaklı, bilimsel, ve nefssiz olmayan insanın dostluğu da, düşmanlığı da

Ya başında ya sonunda zararlıdır,

İnsanlar, toplumlar, ve insanlık anlamalı ki

On üniversite mezunu olunsa da, hükümdarlar kadar zengin(varsıl, varlıklı) olunsa da

Dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırılığın da

Paraya, mala, dünyaya, bedene, hayata, zevke, hazza, nefse köleliğin de

Götüreceği yol onursuzluktur(şerefsizliktir), kişiliksizliktir(karaktersizliktir, şahsiyetsizliktir)

Bilinmeli ki insanlar evlerinden önce de, hayattan önce de, dünyadan önce de çökerler,

İnsanlık dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din yönetimine

Ve devletçi ekonomiye geçinceye kadar ilkel, barbar, vahşi, cehalet içinde

Bir durumda demektir

Böyle bir durumdan hayr beklemeyin,

Ayakları olmayan insanları düşünüp yeni ayakkabı istememek yerine

'Mutsuz insanlar da var' deyip mutlu olmamayı

Ve insanların sorunlarını bilim ve teknoloji ile çözmeyi öğren,

Devleti siyasetin, ekonomiyi özel sektörün yönettiği bir ülke doğru ülke değildir

Yanlış ülkedir çünkü siyaset toplumları bölmek

Ve insanları birbirlerine düşman etmek

Özel sektör de vatanı, toplumu, ve hayatı sömürmek üzerine kuruludur

Doğru ülke dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile yönetilen

Ve ekonomisi kamu ekonomisi olan ülkedir,

Dostoyevski'nin Budala'sında 'Böyle bir dünyada dürüst olmak budalalıktır' diyor

Dürüst olmanın başkaları ile ilgisi yoktur

Dürüst olmak ahlaklı, bilimsel, ve nefssiz olmaktır, ve öncelikle insanın kendisine saygısıdır

Akıl-ruh sağlığı koşuludur

Ve insanın insanlığa görevidir,

Bir ülkede suç varsa önce o ülkeyi yönetenler suçludur

Ülkeyi beyinin-insanlığın-evrenin nicel zirvesi olan bilim

Ve beyinin-insanlığın-evrenin nitel zirvesi olan ahlak ile yönetmedikleri için,

İnsan beyini ancak sözlerdeki tüm doğruları da, tüm yanlışları da incelerse, araştırırsa

Saptamaya çalışırsa doğru çalışıyor demektir

Yani yandaşlık da, düşmanlık da beyine, ruha, akıl-ruh sağlığına

Doğru insan olmaya da, mantıklı olmaya da, dürüst olmaya da

Ahlaklı olmaya da, dinli olmaya da, demokrasici olmaya da, laiklikçi olmaya da

Özgür olmaya da, adaletli olmaya da zarar verir, kötülük eder,

Folklor(Halk) oyunu, dans, sıpor(spor), Yoga, eğlence gibi şeyler

Düzene(sisteme, devlete) karşı gizli, çaktırmadan savaş, başkaldırı(isyan) eğitimi

Yapmak durumu içerebilir ya da bu amaç için kullanılabilir

Yani masum olmamak durumu içerir,

Suçları önlemek suçluları cezalandırmaktan daha önemlidir

Hem suçları yaratacak şeyleri istemek, desteklemek, savunmak

Hem de suçlardan şikayetçi olmak hem kendini hem suçluları enayiyerinekoymaktır

'Enayi yerine koymaktır'

Bir ülkedeki en büyük suçlular da işi toplumu bölmek

Ve insanları birbirlerine düşman etmek olarak yiyiciliğin kapitalsiz türü olan siyaset ile

İşi vatan, toplum, ve hayat sömürmek olarak yiyiciliğin kapitalli türü olan özel sektördür

Bilim beyinin, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesi, ahlak da nitel zirvesidir

Ve insanı hayvandan ayıran, insanı doğru insan yapan iki temeldir

Hem bilimselliğe ve ahlaka karşı olup hem de suçlara karşı olmak zeka düşüklüğüdür

Demek ki ülkeler bilim ve ahlak ile yönetilirlerse kasıtlı suçlar önlenir

Yoksa durum tavşankaçtilkitut/tavşan kaç tilki tut' durumu yani

Tavşanı enayiyerinekoymak durumu olur

Siyaset cezalandırmak ister, bilim çözmek ister, bu nedenle siyasetten asla çözüm olmaz

Siyaset ile yönetilen ülke yalnızca bilim ve ahlak ile değil adalet ile de yönetilmiyor demektir

Çünkü adalet bilim ve ahlak ile oluşur çünkü evrenin nicel zirvesi bilim

Nitel zirvesi de ahlaktır

Ve ahlak ile bilim insanı hayvandan ayıran en üstün özelliklerdir,

Dostoyevski'nin 'Suç ve ceza'sında 'Kapılarını kilitlemelerini

Gerektirecek bir şeyleri olmayan insanlar ne mutludurlar, değil mi?' diyor

Ancak kapısını kilitletecek birşeyi olmayan insan zaten insanlık için düşünmüyor demektir

Çünkü insanlık için düşünen insanların insanlık için mutlaka korunması gereken

Şeyleri olur,

'Siyaset' sözcüğü 'Siyah/Kara' sözcüğünden gelir, 'Karanlığın gücü, elçisi, temsilcisi, vekili'

Demektir ki bu nedenle ya ahlaksızlık getirir ya vahşilik

Ya yoksulluk getirir ya savaş

Ülkeler dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din ile yönetilmezlerse

Hem demokrasiye, laikliğe, adalete, özgürlüğe, akıl-ruh sağlığına aykırı olurlar hem dine

Toplumları da doğru şeylerle değil abuksubuk, saçmasapan şeylerle mutlu olur

Örnek ki para ile mutlu olmak, parasızlık ile mutsuz olmak

Ahlak ile mutsuz olmak, ahlaksızlık ile mutlu olmak

Bilim ile mutsuz olmak, bilimdışılık ile mutlu olmak gibi

Çağımızda diktatörlükler arıyorsanız siyasete bakın

Çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına her ülkede gerçekte insanlıkdışılık

Ve yanlış-kötü-insanlıkdışı-zorba diktatörlük türü var demektir,

Müslümanın Müslümanlığı iftarından da, sahurundan da belli olur

Eğer dini tanımlayan Din hadisileri'nin din tanımına uygun Müslümansa

Hem hayatı bu tanıma uygundur

Hem de iftarı, sahuru zevk, haz, nefs değil sadelik ve nefssizliktir,

Ahlak beyinin, insanlığın, ve evrenin insani nitel zirvesidir

Ve insanı hayvandan ayıran en üstün özelliktir

Ahlak yoksa kişiliksizlik(karaktersizlik) oluşur

Kişiliksizlik de ahlaksızlık oluşturur ancak temel, üstel, merkez olan şey ahlaktır

Çünkü ölçüt ahlaktır,

Sümüklü burunu(burnu) arıtan mendil

Ne ağızın var, ne gözün, ne kulağın, ne dil

Oysa aç bağırsak osurmaz

Bu nedenle ki mezarlardan hiç osuruk sesi gelmez

Duyusal açıdan tüm insanların bakışları aynıdır, yalnızca sesleri farklıdır

Yani fark gözlerde değil kulaklardadır.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 23.4.22/11.16


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.