2 Kasım 2021 Salı

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 5 (ŞİİR)

 Yaşamak mı istiyor dünya

Öyleyse insandan önce var olan kayalar neden kaya

Dünya var olmak istiyor, yaşamak değil

O yüzden ki yaşamak için hiçbir ölü geri gelmez

Ayaklarımın altındaki dünyayı neden başıma taç yapayım

Güzel olan gül değil kokusudur

O yüzden ki kokusuz gülü takmaz da sevgili

Gül kokuları sürünüp gül olur

Ya sevdanın kokusu nedir

Sevdasını kokusuz bir gül gibi atıp da kendini taşıtan

Hangi toprağı açsan, açan asker var

Ama Mustafa kemal Atatürk göklerde aranır neden

Ben Atatürk'çü olmanızı değil

Atatürk olmanızı istiyorum

İsterken,

Batıya, Arab'a yani yabancılara dalkavukluğa, bağlılığa mutluluk

Başkaldırıya kendini beğenmişlik diyen sürüler

Solumakta keçiler gibi sekerek yanılsamanın yamaçlarında

Göğe çıkacaklarını sanmanın umuduyla

Görmemeye ve göstermemeye çalışarak

Arta kalan, yağlı eti yutulmuş kemiklerini

Aynı yolun yolcularının

O yüzden ki gözlerindeki gözlükler

En hızlı atlarından çalınma yozluğun ve nicelikçiliğin

Ve saygı koymuşlar adını, bu köleliğe saygıya

Oysa bilmezler ki bu bilge

Üzümü üzüm olarak ister

Ruhunu zamana satmışların bağından

Üzümden önce kendi kişiliklerini ezdikleri

Yoz emek katılmış şarap olarak değil

Ama hep deseler de kuş beyinli diye kuşlara

Kuşlardan geçmiştir insanca olan herşey insanda

Örneğin angut kuşundan, geriye dönük belleği, bağlılığı ve ölümüne aşkı

Penguenlerden, ata erkilliği, önlemciliği ve ileriye dönük usu

Kuğudan kıskançlığı ve pilanlı cinayeti,

Guguk kuşundan acımasızlığı, onursuzluğu, pisikopatlığı

Kartaldan saldırganlığı, bülbülden güzel sesi

Kargadan uzun yaşama özelliğini

Papağandan konuşma özelliğini

Deve kuşundan aptallığı, yarasadan düş gücünü

Baykuştan irdeleme özelliğini almıştır

O yüzden ki yalnızca kendi bağının insanına

Kuşlar cik cikten başka pek çok birşey demezler

Çünkü insanca gerçek insan kendi bağının

Yeşil yapraklarında bitten özentili değil

İnsanlık ve insanca ülkesinin kordan sönmüş küllerinde yaşar

Yankı sesin ses ikizidir

Ama varsa da her insanın ses ikizi

Hiç olmayabilir insanca bir gerçeği

En çok onlara acı

Eşek arısının balı,

İlginç ve üzülün ki

Tarih koyununun postunu yine bir Türk yüzecek

Giydirmek için insanlığın

Yoz ruhunu ve iki yüzlü ruhunu taşıyan çıplak gövdesine

Aşağılamaya çalışmayın beni hiç boşuna

Çünkü ben liğme liğme aşağılana aşağılana

Tekmelene tekmelene, itile kakıla , düşe kalka tırmandım

İnsanlık merdiveninin son basamağına

Boş kendini beğenmişlikle yan gelip yatarak, para sayarak

Ve bir sevgilinin yüzüne

Büyülü bir geleceğin aynası gibi bakarak değil

Tek dostum bilim, felsefe, mantık, onur

İnsanca bir ülke ve dünya için didinmekti

Ve büyük, acı bir yalnızlık ama sorun değil

Bir güvercin, bin kartalın arasında hep yapayalnızdır

Tek sorunum beni kilitsiz kapıyla uyutan

Büyük içtenliğimdi

İlginç ki bazı şeyler aşağılandıkça yükselir

Örneğin onur, gurur, öfke, özgürlük, bağımsızlık

Başkaldırı ve bilgelik

Oy ne büyük bir kötülük etmişsiniz kendinize değil mi

Bana büyük bir iyilik ederken

Şimdi ürün kaldırmaya geldi çalışkan

Paspal üst başlı, güneş yüzlü çiftçi

Evet şimdi ürün zamanıdır

Ve bu ürün biraz can acıtacak

Çünkü içinde kara çalı çok

Ağızlarındaki köpüklerden ancak kardan adam olur artık

Gözlerindeki kıvılcımlardan ancak ateş böceği

Aşağılan ki yükselesin demiş

Kendine atılan taşlardan insanlık için korunak yapan bilge

İnsanlar ne zaman yoz, yıkıntı dünyalarını yıkmak

Yeni yapılar kurmak için gelen

Yapıcılara hoş geldin demişler ki

Bir yandan elma şekerini yalayarak

Ve dondürerek ruhunu Platon'a, Voltaire'e, Nietzsche'ye tapınağa

Daha Platon, Voltaire, Nietzsche mi okuyorsun güzelim

Oh ne güzel sigaran yanık, içkin de dumanlı, çerez de kıyak

Gel seninle felsefede, insan ruhunda, bilimsellikte

Türkçe'likde şöyle bir gezelim

Korkma ısırsa da kudurtmaz sözcüklerim

Aşılıdır tümü

O sözcüklerle ki Atatürk'ten bu yana yabancılara uşaklığa değil

Yoz, çürük ruhları yabancılığa getirdik

Anlatmaya çalıştık hep alçaktaki insanın kanıtları

Hep alçaktan olur

Uğraşma hiç yoz yönetimlere gelmek için

Ne anlamı var ki basılmış yumurtaya basmanın

Külü atacaksın ki ocakta yeni ateş yakasın

Korkma her sava en az bir kanıt iste

Bacadan duman tütüyorsa ya yanmaktadır ocak

Ya sönüktür çünkü

Ya da hohlamaktadır bir şom ağız

Sen en yükseğinde dur ruhun

Kanıtların en yüksekten olsun

Güneşi savlarına kanıt gösterseler

Güneş dedikleri sen ol

Der ki bu bilge, bana değil saygı duyduklarıma saygı duy ki

Bana saygısızlık duymuş olmayasın

Merdivenler küçük ayaklar içindir

Kimse büyük düşler için merdiven yapamaz

Tüm gününü ve yaşamını cebini doldurmak, ekmek parası kazanmak

Mal üstüne mal koymak için geçirenlere

Ülkenin ve dünyanın nasıl yönetileceği sorulmaz

Der ki bu bilge

Sorumsuz demokrasiler, sorumlu diktatörlükleri

Sorumsuz diktatörlükler de sorumlu demokrasileri yaratır

Ama ilginç bir şey daha var

Der ki bu bilge

Ben Atatürk'çülerin gerçekte gerçekten Türkiye'yi kurtarmak

İstediklerine inanmıyorum

Bencil, sorumsuz, nicel, tikel, yoz, özel yaşamlarını

Kurtarmak istediklerine inanıyorum yalnızca

Şeriat yanlılarının anayasaya ve yasalara uymadıkları yerde

Karşıtları yasalara uymakta zorlanırlar

Ha denirse ki yasaları ayı gibi oynatmak

Keyfince yasalar çıkarmak yasalara uygunluktur

Öyleyse o yasalara uymakta zorlanmak da yasalara uygunluktur

Kim der ki gölgem benim değil diye

Çok seviyorum felsefeyi

Gül olsa diken olamam ona

Şeker olsa erir diye çayıma katamam.

Aman beni övmeyin üzülürüm

Bana her övgüde, övgümü çalmaya çalışan

Dünya için çok çalışan bir karınca görürüm

Ha unuttum; Platon'dan, Voltaire'den, Nietzsche'den başka

Vardır onların ruhu ve bilimi bilmeyen

Her baktığı şeyde şeyini gören Freud adlı bir de ruhbilimcisi

Beyinleri dört köşelidir

Her köşesinde bir yabancı oturur, kendini beğenmişi yoz birer sömürge valisi

İş çok zor bu yurtta

Her yan yabancılardan gelen ya selde ya çığda

Gülene sırtımı döndüm, yüzüm ağlayanda

Düşünce ara sözlerimde, gerçeğe ve doğruya götüren

Arama hiç kaygan bakışların gibi uyak muyak

Benim işim yükseklerde ve yükseklerle

Ne ışık gözlük ister

Ne fırtınalar eyer, kayak

Ne anlayan beyin uyak muyak

Batı ile doğu ile kuzey ile güney ile Arab ile İslam ile Osmanlı ile yabancı ile değil

Türkçe'dir, bilimledir, felsefeyledir, Türklük'ledir, Türkiye iledir, bilgelikledir, Atatürk'ledir

Birlik iledir

Bu ülkede kurtulmak ...


Necdet Gürçiftçi

2010-Ekim tarihinde internette yayınlandı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.