2 Kasım 2021 Salı

Böyle söyledi Türk bilgesi- 9 (Şiir)

 Seven öldürmez, sevseydi öldürmezdi, derler, yanlış

Gülü sevmiyor musunuz ki koparıyorsunuz

Gülü sevmiyor musunuz, kopardınız diye?

Sevgi bir genellemedir, geneldir

Öldürür de öldürmez de

Suya benzer; kar da olur, buz da, su buharı da, çığ da, sel de

Meyveli, koca, on metrelik elma ağacı da elma ağacıdır

Bir metrelik, çiçeksiz, meyvesiz elma fidanı da

Sevgi en genel genellemedir

Sevgiyi genelleyebilirsiniz ama

Sevgideki hiçbir şeyi genelleyemezsiniz

Seven şöyle yapar, böyle yapmaz, diyemezsiniz

Sevgi tıpkı doğa üstü Yaratıcı'lara benzer, herşeyi yapar

O yüzden sevgi hem herşeyde vardır hem de hiçbir şeyde yoktur

O yüzden ki insanın, ölümüne sevdiği

Bir anda kanlı bıçaklısı, can düşmanı oluverir

Kanlı bıçaklısı, düşmanı da ölümüne sevdiği,

Kitap güzeldir, kitap okumak güzeldir

Kitaptan birşeyler öğrenmek güzeldir

Bir de kitabı yemek güzeldir

Çünkü bazı insanlar hep, kitap karın doyurmaz, derler

Yani onlara kitap okutabilmek için

Okunduktan sonra yenebilen kitaplar yapmak gerekir ki

Okuduktan sonra kitapla karın doyurabilsinler

Onları da kitap dünyasına kazandırmak gerek

Onları da sevindirmek gerek

Kitap okumamak için hiçkimsenin nedeni kalmasın,

Çok bilmişler var bir de bilmek için de bir şey yapmayan

İşte bunlar hiç çekilmezler

Yenebilen kitaplar yapılsa da okumaya, öğrenmeye istekli değildirler

Bilgisiz olmalarına karşın bilgiçlik yaparlar

Örneğin bunlar şu sözü , üniversite bitirmişlere söylemeyi çok severler:

?Okul bilgisizliği alır, eşeklik kalır.'

Oysa bu söz şu anlama gelir:

Üniversite okumuşlar bilgili eşektir

Üniversite okumamışlar, bilgisiz eşek

Yani olacaksan madem bilgili eşek ol

Bilgisiz eşek olmaktan yeğdir!

Yani hiçkimse kendi ağzıyla, kendi kendisini

Böylesine eşek yerine koyamaz! Ne diyeyim! Kolay gelsin!

İşte bunlar bilgiç görünüp böylesine saçmalar, saçmalar, saçmalar

Bir de derler ki bunlar : Devede de boy var ama eşek çeker

Eşeğe binmek kolaysa devenin suçu ne?

Alçaklık başa beladır hep, semerli de olsa semersiz de

Üstelik hoşuna da gidiyor olabilir devenin

Önünde bir sağa, bir sola sallanan besili kıçını

Mutlulukla, iç çekerek izlemek eşeğin,

Şiddet ve diktatörlük doğanın ve erenin temel özelliklerindedir

Doğa şiddet ve diktatörlük yapmasaydı

Ne bilim ne din çıkardı ortaya

Yaşamın ve dünyanın sonu olmasaydı

Kim arardı bilimi ve gökte ilahları,

İlah dedim de önceleri ilahlar yeryüzündeydiler

İnsanlar yeryüzünü gezdikçe, tanıdıkça, öğrendikçe

Gördüler ki yeryüzünde ilah yoktur

Ve dediler ki 'Haa, bunlar çıkamadığımız göktedir.'

Ve taşıdılar, olmayan ilahları gökyüzüne, yeni evlerine

Ama sonra gökte de o kadar çok ilah olmadığını gördüler

Göğe baka baka, gerçekte hiç ilah görmediler gökte

En uyanıkları dedi ki 'Gökte ilah tektir ve

Göremediğimiz kadar uzak bir yerindedir.'

Haa, öyle mi, öyle

Ama zamanlar insanlar uzayı da gördüler taa dibine kadar neredeyse

Ve gittiler de yerden bakılınca oldukça uzak denilen yerlerine

Ama ne bir ilah vardı ne bir kimse

Gördüler gökte tek bir ilahın bile olmadığını

Ama çok gereksinimleri vardı insanların, hiç olmazsa

İlahlardan birine, tümünden en güçlüsüne ve en görünmezine

Bunun tek yolu da bilimi, göğü görmezlikten gelmekti

Ve işitmek istemediler hiç, ormandan kendilerine seslenen

İki ayak üstünde, dik yürüyebilen tek omurgalı, her yanı kıllı

Tek atalarının, tek ilahlarının sesini

Ve din; sanmak ve görmezlikten gelmek gibi

İki bileşenli bir duygusal son istek oldu,

Herşey değişir, diyen Heraklitus da yanıldı

Herşey değişmez evrende

Örneğin, milyarlarca yıldır bir su molekülü hep

İki hidrojen, bir oksijen atomlu,

Kimse neyden söz ettiğini bilmiyor, diyen biri

Felsefenin F'sinden, bilimin b'sinden anlamıyorsa

Açıklamış olur, kendisinin de neyden söz ettiğini

Bilmeyenlerden olduğunu

Ne de çok felsefe yapmak isteyenler var, felsefe bilmeyenlerden?

Felsefe hiç bu denli ayağa düşmemişti

Platon, Voltaire, Bacon, Nietzsche sözleri dolu

Genel helalar, genel hamamlar bile

Ama ülkede ulusal iki düşünür bile yok

Hep yabancı dalkavukluğu, hep boşa lak lak

Bugünün işini yarına bırakma, bırak bugün yapsın işleri hep

Yarın; derslerine çalışsın, bol bol kitap okusun

Her bilimi, felsefeyi, mantığı, bilimselliği, ulusallığı öğrensin

Ulusal, Türkiye'ci, Türkiye'li bir bilge , aydın, bilimci, yazar, sanatçı olsun

Bugün çok haylaz, çok yaramaz, pisikopat, sosyopat

Kafası tembel, bencil, sorumsuz; insanlığa ve ülkeye duyarsız

İnsanca, bilimsel ve ulusal olmaya uygunsuz

Okuyası, bilimci, aydın, düşünür, bilge olası yok

Çalışsın hep dünya işlerinde, ayak işlerinde

Ondan ne ülkeye ne insanlığa birşey olacağı yok

Beden işlerini bugüne, kafa işlerini yarına bırak

Nitel işleri yarın yapsın

Nicel işleri yapsın hep bugün denilen beyinsiz,

Demokrasi ve özgürlük kargaya benzer

Kafese koymazsan mokla beslenir,

Laiklikte din bir duygu işi olarak ele alınır

Ama us, anlak, mantık, bilim, dünya, gerçeklik işi olan

Siyasete bulaşırsa, karışırsa o zaman da

Us, anlak, mantık, bilim onu da yargılar

Ağlamasın hiç,

Ağır aksak, başın öne eğik yürüyeceksin dünyada

Yavaş dönen dünya, ayağına takılıp düşme

Beyin kuşa değil ota benzer

Hız değil yavaşlık sever

Hız değil sağlam kök ister,

Bilgenin tespihi değil kitapları olur

Çok eşe değil hiç eşe durur

Köfte ve kuru ekmek koysalar önüne

Köfteyi görmez, kuru ekmeği bulur

Söyle sorununu bilgeye, bilgece bir yolunu bulur,

Şimdi ak taşlarından, bensiz, evlerin

Ellerim ellerinde değil bensiz kaşların var

Yıllarımı uğruna kütük gibi biçmiştim

Şimdi bensiz yaşların var

Gülümsediğinde ağzında kanlı yaram

Ruhumda susuz yaram var,

Türkiye'yi kurtarmak, yükseltmek isterlerse Atatürk'çüler

Onlara ilk önerilerim:

Facebook'larındaki, Msn'lerindeki fahişeleri silsinler

Denize ve havuza girmeyi

Tanga, açık saçık, daracık şeyler giymeyi

Sigara ve içkiyi bıraksınlar

Yoksa ayakta uyumayı sürdürsünler

Atam izindeyiz; Atatürk ölmedi, içimizde yaşıyor

Deyip deyip

Sızımlayıp sızımlayıp

İnildeyip inildeyip

Mızıklayıp mızıklayıp,

Belli olmaz belki de

Uzaylılar vardır

Gelip kurtarırlar onları ve Türkiye'yi

Bir İskender kebaba, bir Adana köfteye

Yani bilim bu, umut kesilmez

O diyor, yola devam

Siz, uyumaya devam

Ama eğer ki bu dediklerimi yaparlarsa, onlara

İkinci önerileri söylerim

Yoksa nanay da nanay

Ağlamaya devam

Kolay değil ülke kurmak, ülke kurtarmak

Aptal toplumlar siyasetçilerin

Uslu(akıllı) toplumlar kendi bilgelerinin

Yarı uslu yarı aptal toplumlar da

Yabancı düşünürlerin arkasından gider

Ne üzgün Türk'üm, diyene....


Necdet Gürçiftçi

2010-Ekim tarihinde internette yayınlandı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.