2 Kasım 2021 Salı

BÖYLE SÖYLEDİ TÜRK BİLGESİ- 3 (ŞİİR)

 Kılıçtan keskin değil kalemim, kanla değil bilimsellikle savaşırım

Can değil tutarsızlık alırım

Ama gerçek ki dağdan ağırdır,

Ne sağdanım ne soldan, ne dinliden yanayım ne dinsizden

Sayfalar dolusu koşarım, ayaklar dolusu değil

Bilirim ki birşeyi istiyorsan yoktur, istemiyorsan vardır

Konya, Almanya arası, git, gel yarım ekmek arası

Dağılan yuva, kalan sevda yarasıdır

Avunmak gerekir ki milyarlarca insana karşın zaman da dünya da

Boynu bükük, kimsesizdir

Bunca boynu büküklük, kimsesizlik varken bilge insan

Ne düğün yapar ne düğüne gider

Gerçek şu ki yozun tatili denizde, bilgenin ki uykudadır

Işıl ışıl bir araba, yoz için saray

Bilge için, kirli dört tekerlek ve kirli bir ruh demektir,

Hangi yurt kansız, öfkesiz, sövgüsüz, yasaları çiğnemeden

Aşağılamadan birilerini, elde edilmiştir ki de

İnsan doğmayı insan olmak sananlar

Aşağılamaya, sövmeye, öfkeye, saldırmaya, hukuksuzluğa

Karşı olduklarını söylerler

Kan üstünde oturmuyor mu kendini bir halt sanan

O parlak, besili kıçlar

Sarayına oturunca mı savaş kötü, barış iyi oluverdi birden

Cebin doluverince mi sevgi, düşmanlıktan insanca, üstün, kutsal birden

Oysa ister miyim ben bilimsel, ulusal, onurlu olmayan

Yoz, boş inançlı, çürümüş, eş aldatan, çıplak gezen yöneticiler

Soran yok değil mi,

Oraya, buraya Platon'dan, Voltaire'den, Bacon'dan, Nietzsche'den

Sözler yazıyorsun; oysa ne bilimsellikle ilgin var ne ulusallıkla

Ne mantıkla ne insanlıkla

Yani bunların sözlerini yazınca haklı, çağdaş, uygar mı olacaksın

Bilge olmayanlardan başka kimi kandıracaksın

Dostsuz, yalnız yaşamayı göze alamayacak biriysen

Ne işin var düşünürlerin sözleriyle

Sanıyor musun ki onlar yol geçen hanıdır

Çağlarının baş üstünde tutulanlarıdır

Bu yaptığın şımarıklıktan, kendini beğenmişlikten

Ve haksızlıktan başka şey değil ki belki sana yakışan budur,

Dostu olmayanı, dostu olandan üstün tutarım

Çünkü onların, ne övgü umdukları ne de övgü sunmak zorunda

Oldukları dostları vardır

Dostu olmayan insan, dostu çok olana göre daha özgürdür

Yani yalnızlık özgürlüktür

Kim ki dost arıyorsa, yalnızlıktan kaçıyor, korkuyor demektir ki

Yalnızlıktan korkan insan, sıradan biridir ki

Korkak insandan bilge olmaz

Derim ki bir ülkede insanların ne kadar çok dostu varsa

O ülkede devlet ve bilgelik yok demektir

Devlet dediğin insanı dostlardan kurtarmalı, düşmanlardan korumalı

Ve bilge olmalı,

Yaşamı zorlaştırmaksa ereğin, ne yaparsan yap zorlaşır

Yaşamı kolaylaştırmaksa ereğin

Ya sömürüyle olur ya haksızlıkla ya felsefeyle, bilgelikle

Ya ölümle

Kaçarak özgür olunmasaydı, kuşlar özgür olmazdı

Kaç öyleyse, ama nereye

İnsanların içine kaçamazsın ki onlardan kaçmalısın

Ama nereye, ama nereye

Bilime, felsefeye, düşünmeye, yalnızlığa

Bunlara kaçabilecek kadar korkusuz, özellikli isen

Özgürsün demektir

İsterse yeri, karanlık bir zindan, küçük bir hücre olsun,

Bu toplum bilimsel, felsefel düşünce ayrılıklarına katlanamaz

Ama seve seve katlanır yozluklara, çıplaklıklara, sömürüye

Sapıklıklara, eş aldatmalara, ahlaksızlıklara

Ne ilginç değil mi,

Bil ki yan tutmak, aptallardan birinden yana olmaktır

Yan tutma ki yan yatmayasın, dik durasın

Ahlak düşman istemez, dost istemez; gerçeği, doğruyu ister

Yan tutan, tuttuklarına benzer

Sarmaşık sarılır, sarılmazsa yıkılır çünkü

Aşk biri döneklik edince o yüzden yıkılır

Ama bilge ki durur dimdik

Ve bilge ki yaşamının ilk yarısı bol bol aptallık yapmakla

İkinci yarısı ise, aptallıklarını düzeltmekle geçen kişidir

Aptal olunmadan, elden geldiğince

Bilge olunmaz gerçek ki

Ama şu gerçek de vardır:

Bilgeyi aptal yerine koyan, en büyük aptaldır

Ve bilgelik, yaşadığı yurdu sahiplenmeyi de gerektirir

Çünkü bilge, baktığı yerde yozluk, ahlaksızlık görmek istemez

Ve her ülkenin kölelere değil tarih yazacak kişilere gereksinimi vardır

Gerçek köle, zincirsiz, efendisiz olsa da kendi tarihini kendi yazamayan ülkedir

Ama ilginçtir demokrasinin de

Her diktatörün, her diktatörlüğün arkasında da düşünürler vardır

Yani bilgelerin öfkeleri de olabilir diktatörlükler

İncelemek gerekir,

Korkusuzluğunu değil onurunu koru

Her korkusuzda onur olmaz ama her onur korkusuzluktur

O yüzden bilgelik önce onur demektir

Korkusuzluğu onurunun içindedir

O yüzden ki bilgeler denize baksalar da denize girmezler

İlgi, anlaktan kaynaklanır o yüzden ki ölüler hiçbirşeyle ilgilenmezler

Düşmanım ayrıca da Türkçe sözcükleri Arapça, İngilizce gibi söyleyenlere

Düşmanlık, öfke, sövme bilgeye yakışmaz demek değil

Yakıştığından değil gerektiğindendir gerçekte ,

Bir milyon kişilik bir toplumda yalnızca on bilge varsa

O ülkeyi dokuz yüz doksan dokuz aptalla, aptala göre mi ve için mi yönetmek gerek

O on bilgeyle mi; bilgeye göre mi, için mi

İşte insanlığın ve tarihin temel sorunu budur

Bilgenin en sevdiği şey gezmek, dolaşmak değil

Rüyada bile düşündüğü uykudur

Ne bilgeler anarşisttir ne aşk

Anarşist olsaydı bilge, bilge; aşk, aşk olmazdı

İsterler kendi egemenliklerini, erklerini, yönetimlerini çünkü

O yüzden ki bilge başkalarının değil kendi yüzüne tükürendir

Böyle yoz, aşağılık, onursuz, kişiliksiz, uyduruk bir dünyada nasıl yaşıyorsun diye,

O yüzden bilge bir şey daha bilir: Onur, korkusuzlukla kazanılabilecek kadar

Korkak değildir

O yüzden bilge, öldürenlerden çıkar:

Kendi yaşamını, geleceğini, umutlarını, zevklerini, mutluluklarını öldürenlerden

O yüzden ki her insan için, insan olmak yanlışlarına, kötülüklerine gerekçe iken

Bilge için övünçtür,

Dinsiz bir toplum da dinli bir toplum kadar tehlikeli ve zararlıdır

Uyuz söyleşiler değil başkaldıran ama dostça söyleşiler gerekir

Düşünürlerin, bilgelerin sözlerini oraya buraya yazmaya

Hak kazanabilmek için

Saygısızca bozmaya, yıkmaya geldim

Onursuzlukları, yozlukları

Üzgün müyüm, üzgünüm

Ama saygısızlığım, kabalığım için değil bunlarla uğraşmak zorunda kaldığım için

Ah aşk; hoş, özgün, özel algılarla başlayıp

Acı, özgün, özel ayrılıklara tutsak sen

Bilirim sen de üzgünsün

Bu yoz insanların eline düştüğün için

Ve bilmezler üstelik

Hiçbirşeyi herşey edebilen tek hiçbirşey olduğunu

Ah aşk, seni insana götüren aşk yanlış aşk

Tıpkı insanı doğa üstü güçlere inanmaya götüren yanlış felsefeler gibi

Aşk da zaman da yaşam da dünya da yapayalnız gerçekte bilirim

Üstelik milyarlarca insan onlara sımsıkı yapışmışken

Bilirim bir toplumda yoz sanatçılar gibi

Yoz aşklar da susmalı, yoz yaşamlar da,

Ben düşman isterim dost değil

Çünkü düşman, eğitilmesi, döndürülmesi gereken kişidir

Dost ise döneklik edecek olan ve yalan mı yalan

İnsanlığı düşmandan, kendimi dosttan kurtarmak isterim

Atın dininize, komünistliğinize, Atatürk'çülüğünüze, laikliğinize

Demokratlığınıza, hukuka uygunluğa, özgürlüğe, insan olduğunuza

Haklı olduğunuza ait ön yargılarınızı

Ben size bilimsel ve insanca ön yargılar vereceğim

Dünyanın tüm cezaevlerini, yalnızlıklarını, yokluklarını, ayrılıklarını

Haksızlıklarını getirin bana verin

Sizi insanca olmaktan alıkoyduğunu söylediğiniz

Sizi insan görmek isterim,

Çok insan kurtardı bilim ve insanlık

Bilime ve düşmanlığa düşman olsun diye

Okşayıp öptüğümüz, sevdiğimiz kar taneleri

Çığ olup düştüler bilimin, insanlığın üstüne

Gökte bir ilah olsa ve dese ki bana

Ülkeni yok edeceğim ama istersen kurtarabilirsin

Yemin ediyorum ki yalnızca bilimselleri, ulusalları, ahlaklıları, onurluları

Arlıları, denize gitmeyenleri, açık saçık giyinmeyenleri

Türkiye'cileri kurtarırdım, gerisini değil

Türkiye'yi bölmek isteyenler var, evet haklılar

Türkiye tam ortadan ikiye bölünmeli

Batısına bilimseller, ulusallar, Türkiye'ciler, ahlaklılar

Onurlular, arlılar, denize gitmeyenler, sigara-içki-uyuşturucu kullanmayanlar

Bağımsızlıkçılar, özgürlükçüler, Türkçe'ciler, konulmalı; doğusuna ötekiler

Ve araya yüksek duvar örülmeli ve konulmalı dikenli teller, mayınlı tarlalar...


Necdet Gürçiftçi

İnternetde yayınlandığı zaman: 2010-Ekim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.