Hayat(Yaşam) değişir, koşullar değişir, ortam değişir, çevre değişir, dünya değişir
İnsanlar ahlaklı ve bilimsel olmazlarsa hep aynı kalır
Mağara dönemi insanı da bugünün insanı gibi zevk, haz, keyif, nefs içinde idi kendince
Mağara dönemi insanı da bedenin, kaslarının, ve duyu organılarının kölesi idi
Mağara dönemi insanları da gülerlerdi, ağlarlardı, eğlenirlerdi, oynarlardı, yarışırlardı
Güneşi de bugünün insanları gibi görürlerdi
Yağmurlarda da bugünün insanları gibi ıslanırlardı
Gökkuşaklarına bugünün insanları gibi bakarlardı
Bugünün insanları gibi dışkılarlardı
Bugünün insanları gibi severlerdi, bugünün insanları gibi üzülürlerdi
Bugünün insanları gibi hastalanırlardı, bugünün insanları gibi ölürlerdi
Mağara döneminde de vicdansız insanlar da vardı, vicdanlı insanlar da
Merhametli insanlar da, merhametsiz insanlar da
Bugün de olduğu gibi,
Farklılık bilime ve ahlaka aykırılıkla doğru olmaz
Farklılık bilime ve ahlaka uygunlukla doğru olur
İnsan bedeni ve dünya ile değil
Bilime ve ahlaka uygun doğru öğütlerle doğruluğu bulur
Bilimsel ve ahlaklı değilse insan
Bin üniversite okusa da, gökdelende yaşasa da
Ceptelefonu, arabası, bilgisayarı, beyazeşyası, özel uçağı olsa da
Bankada tomarla parası olsa da
Giyinse de moda
Yüz metreyi üç saniyede koşsa da
Kollarını altınla doldursa da
Tamtam yerine kılasik(klasik) müzik dinlese de
Alışverişini internetten yapsa da
Yöneticilerini mühürle seçse de
Asansörle, metroyla, gemiyle, uçakla, ışınlanmayla gitse de
Kaloriferle, kombiyle ısınsa da
Küvette yıkansa da
Sevdiğinin parmağına tektaş(tek taş), yakasına orkide taksa da
Mağara dönemi insanından farkı yoktur,
Sana birinci öğütüm
Önce sakinlik, sonra dikkat
Sonra mantık, sonra ahlak
Sonra bilim insan
Sonra bilim insan,
Sana ikinci öğütüm
Nefsten uzak dur
Nefs hem en büyük cehalet, hem tüm kötülüklerin nedeni
Hem akılı engeller, hem ahlakı, hem vicdanı,
Sana üçüncü öğütüm
'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük
Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır' diyen dine sarıl,
Sana dördüncü öğütüm
Bastığın toprağın altı ateş, kor
Sarıldığın bedenin içi bağırsak, bok, iğrençlik
Bu dört öğütü unutma insan.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 2.6.22/02.36
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.